Kırmızı Sardunyalı Pencere

15 Aralık 2018

Nefise Saykaloğlu

Annem ile beraber Fatih semtinden yola çıkarak Aksaray’a gidiyorduk. Sofular Hamamı sokağından aşağıya doğru indiğimiz sırada yokuşun başında dikkatimizi çeken bir şey gördük. Zamanın hoyratça davrandığı, lakin tek başına ayakta kalmaya direnmiş, iki katlı ahşap bir konak gözümüze ilişti. Belli ki o sokak, eskiden, küçük ahşap evlerden ibaretti. O an, ikimiz de durmuş, o güzel yapıya bakıyorduk. Mermer giriş basamakları, üst kattaki pencereye asılmış dantelli perdeleri ve cam önündeki kırmızı sardunyaları, öylesine güzel ve cezbediciydi ki sanki bizi alarak o eski zamanlara götürüyordu.

Annem ile konağı seyrederken, ikimiz de ayrı ayrı hayal âlemlerine dalmıştık. Ben, o konağın inşasından sonra, ev halkının sevincini, daha sonraki zamanlarda belki mesut, belki kederli günler yaşadığını düşünüyordum. Konağın kapısı bir hayli aşınmış idi. O kapıdan; konağa giren misafirler, bir maslahat için gelen komşular, sokakta oyun oynarken susayıp, su içmek için o kapıyı çalan çocuklar, ellerinde sebze meyve dolu fileler ile alışverişten dönen evin büyük babası ya da o yaşadığı küçük konaktan ebediyyete göçüp giden bir cenaze çıkıyordu.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir