Kızılelmaya kadar…

13 Mart 2018

Muammer Erkul

En büyük eksiğim ve en büyük noksanlarımızdan biri; hedef koymak! “Ben büyük bir atıcıyım; bunun ispatı, vurduğum noktalardır!” Doğru mu bu cümle, yanlış mı? Elbette yanlış…

Senin elinden çıkmış olsa bile, okunun düştüğü yere atmış olmak önemli değil… Mühim olan; “attığın yere” okunun saplanmış olması!

 

Büyük düşünmenin bir adı da “kızılelma” idi ki kızılelmanın kovalayıcıları büyüklüğün simgesiydiler! Üç kıta ellerindeydi ama kızılelma ellerinde değildi! Bu ne güzelliktir… (Tavsiyem; kızılelmanın ne olduğunu merak edin!)

 

Hedef koymak; insanın, kendine “neyi yapacağını” emretmesidir!

Hedef koymak; bir noktaya bir an bakmak… Sonra kirişin gıcırtılarla çekilmesi, sonra yayın kütürtülerle gerilmesi, sonra saldığın okun, ardında ince bir vınlama bırakarak uçmasıdır…

Elbette gözün ayrılmayacak uçan okundan…

Elbette göz ucun hep hedefini görecek.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir