Kokuşmuş Yeni Dünya Düzeni ve Beklenen Ses; Türkiye

14 Eylül 2017

Yasemin Ayşe

Kainâtta mükemmel bir denge ve bu denge içinde her şeyin tamamlayıcı bir unsuru vardır. Misal olarak; bir yerde zenginlik ve refah varsa -ki mutlaka vardır- başka yerde fakirlik vardır.

(Editör notu: Dinimizin “zekât” emri incelendiğinde karşımıza çıkan sonuç şudur: Dünya üzerinde vâr olagelmiş insanlar arasındaki zengin-fakir oranı, zenginler zekatlarını verdiği takdirde, asla aç ve açık fakir kalmayacak bir dengede yaratılmıştır…)

 

‘Yeni Dünya Düzeni’ Adlı Mel’anet

İnsanlık, sanayi devriminin dişlileri arasında ezilmeye başladığından beri bitmez tükenmez bir hırsla yoğrulan üretim ilişkileri yeni dünya düzenini ortaya çıkarmıştır.

Bu düzende, sayıca az olan gelişmiş ülkeler kendi oluşturdukları sistemde aldıkları kararlarla ulusların sınır ve geleceklerini belirlemişlerdir. Ve hatta kimi zaman fiilen, kimi zaman yaptırımlarla içişlerine karışarak, elde ettikleri refahı korumak adına, dünya üzerinde sayısız defa savaş çıkartmış; sonra da savaşlarla doğan vahşete gözlerini kapatarak, kendi lâkayd şarkılarını söylemeye devam etmişlerdir.

(En yakın örnek olarak Suriye’de birçok belgeyle uluslararası koruma altına alındığını sandığımız insan hakları ihlal edilirken, insanlığın ölmesi karşısında uluslararası kurumların kayda değer çözümler üretmede geç kalmasının nedeni gücü yetmediği için midir gerçekten?)

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir