Kudüs’teki son muhafız

23 Aralık 2017

Tarihçi Murat Bardakçı’nın babası rahmetli İlhan Bardakçı’dan nakil, akıl almaz ve okurken tüyleri diken diken eden muhteşem bir Kudüs hatırası.
Fatma Macit’in düzenlemesiyle:

”Mevki Kudüs. Mekân Mescid ül Aksa, tarih 21 Mayıs 1972 Cuma.
O zamanlar genç bir gazeteciydim. Türkiye’den bazı siyasiler ve işadamları İsrail’e resmi ziyarette bulunuyorlardı. Ben ve gazeteci arkadaşım rahmetli Said Terzioğlu, ziyaretin dördüncü günü İsrail Dışişleri rehberlerinin yardımı ile bu mübarek makamı dolaşıyoruz.
Kudüs Kapalı Çarşısı’nda rüzgâr gibi dolanan entarili kahvecilerin ellerindeki askılara çarpmadan biraz yürüdünüz mü, önünüze çıkan kapı sizi Mescid ül Aksa’nın önüne kavuşturur. Miraç mucizesinin de gerçekleştiği, ilk Kıble’mize yani…
*
Heyecanlanmıştım asırlık merdivenlerden yukarı çıkarken. Hemen oracıkta, ilk avlu vardır ki, hâlâ bizim lâkabımızla anılır. “12 bin şamdanlı avlu” derler oraya. Yavuz Selim 30 Aralık 1517 Salı günü Kudüs’ü devlete kattığı zaman, ortalık kararmıştır. Yatsı namazını o avluda kılar. Kendisi ve bütün ordu beraber. Şamdanları yakarlar. Tam 12 bin şamdan… O isim oradan kalmadır. Sekiz on basamaklı geniş merdiveni adımladınız mı, o mukaddes Mescid’in bağdaş kurduğu ikinci avluya ulaşırsınız.
*
Onu, o merdivenin başında gördüm. İki metreye yakın bir boy, iskeletleşmiş vücudu üzerinde bir garip giysi… Palto?.. Hayır, kaput, pardösü veya kaftan?.. Değil. Öyle bir şey işte, her yanı yama içinde, hatta bazı yamaların bile tekrar yamanmış olduğu bir elbise… Kendinden daha yaşlı bir asker üniforması. Asırlık ağaçların gövdesindeki halkalar misali yamaları yaşını göstermeye çalışıyordu sanki!

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir