Kurban Kesmek

18 Ağustos 2018

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Kurban, Allahü teâlâya yakın olmak, O’nun rızasını elde etmek için kan akıtmaktır. Dînimizde kurban, koyun, keçi, sığır ve deveden birini Kurban Bayramı’nın ilk üç gününde kurban niyetiyle kesmek demektir. Kurban, “yakın olmak, yaklaşmak” mânâsındadır.

 

Kurban, müslümanların zengin olanlarına emir edilen mâlî bir ibâdettir. Yolcu olmayan (mukim olan) akıllı ve bülûğ çağına giren (çocuk olmayan), hür ve müslüman erkek ve kadının ihtiyacından fazla nisab miktarı malı veya parası varsa Kurban Bayramı’nda kurban kesmeleri vâcib olur.

Ayrıca adakta (nezirde) bulunan kimseye de kurban kesmesi vâcibtir. Buna “Adak kurbanı” denir.

Peygamberimize Hicretin ikinci yılında kurban kesmesi emir olundu. Kevser sûresinde: (O hâlde “bayram” namazını kıl ve kurban kes!) buyuruldu. Hem kendisi için ve hem de ümmeti için kurban keserdi. Resûlullah Efendimiz kurban hakkında buyurdu ki:

(Hasislerin, cimrilerin en kötüsü, kurban kesmeyendir.)

(Kurbanlarınızı büyük ve yağlı yapınız. Muhakkak ki, onlar sırat üzerinde sizin binekleriniz olacaktır.)

(Muhakkak ki, kurbanından yere damlayan ilk kan damlası ile ömründe işlemiş olduğun her günâh bağışlanır. Muhakkak yarın kıyâmet günü, kestiğin bu kurbanın kanını ve etini getirip terazinin sevâplar kefesine koyarlar, yetmiş kat fazlasıyla.)

Bu müjdelere kurban kesen bütün müslümanlar ortaktır

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir