Makale ve Deneme Yarışması Sonuçlandı Dilimiz Kimliğimizdir

29 Kasım 2017

Türk Dil Kurumu ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın iş birliğiyle “Dilimiz Kimliğimizdir” başlıklı, öğretmenler ve ortaöğretim öğrencileri arasında “Türkçeyi Doğru ve Güzel Kullanma, Makale ve Deneme Yarışması” düzenlenmişti.
Türkiye Geneli Yarışma Sonuçları şöyle belirlendi:

MAKALE (ÖĞRETMEN)
1. Ömer Eski (Türkçenin Güzel Kullanımı Açısından Çizgi Filmlerde Kelime Kadrosu ve Millî Şuur) Kaptan Ahmet Erdoğan AİHL, Güneysu-Rize
2. Mahmut Hasgül (Yeni Medeniyet Kurgusunda Türkçenin Yeri ve Yeterliliği) Gazi Osman Paşa Lisesi, Merkez-Tokat
3. Resul Bayındır (Dilden Dile Düştük) Türk Telekom Nurettin Topçu SBL, Palandöken-Erzurum

SEÇİCİ KURUL ÖZEL ÖDÜLLERİ
Harun Bilgili (Dil Milletin Tutkalıdır) Atatürk Ortaokulu, Merkez-Kütahya
Recai Akdağ (Millî Şuur ve Türkçemiz) Ali Fuat Başgil İHO, Çarşamba-Samsun
Hacer Öztürk (Kurutulmuş Ağaca Su Vermek: Türk Dilini İhya Çabaları) Demetevler Kız Anadolu İHL, Yenimahalle-Ankara

DENEME (ÖĞRENCİ)
1. Ayça Bilge Yemiş (Kelimelerin Hakkı) 15 Temmuz Şehit Muhammet Yalçın Kız Anadolu İHL, Merkez-Karaman
2. Nursima Akça (Ana Sütümüz Ana Dilimiz) Göl Anadolu Lisesi, Merkez-Kastamonu
3. Ayşe Eflâl Yağcı (Türkçe: Bir Dilden Daha Fazlası) Çiftlikköy Anadolu İHL, Merkez-Yalova

SEÇİCİ KURUL ÖZEL ÖDÜLLERİ
Şerife Çoban (Dil ile Yaşayan Kültür) Anadolu Lisesi, Merkez-Rize
Sevgi Mum (Türkçenin Mürekkebi Kurumadan) Orgeneral Eşref Bitlis Anadolu Lisesi, Yeşilyurt-Malatya
İlkim Sözer (Aman Nazar Değmesin) Atatürk Lisesi, Merkez-İzmir

 

*

Karaman, 15 Temmuz Şehit Muhammed Yalçın Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde okuyan 9. Sınıf öğrencisi Ayça Bilge Yemiş, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Dil Kurumu işbirliğiyle düzenlenen “Dilimiz Kimliğimizdir” konulu ve Türkçeyi Doğru ve Güzel Kullanma konulu yarışmada Türkiye birincisi oldu.
İşte yarışmayı kazanan eser.

 

Kelimelerin Hakkı
Ayça Bilge Yemiş

Adım Ayça Bilge. Ben yedi başlı devlerle savaşmadım, ben bir yumrukta bir boğayı devirmedim ve ben Deli Dumrul gibi Azrail’e kafa da tutmadım. Adım Ayça Bilge ve benim adımı Dede Korkut değil, babam vermiş. Hazreti Peygamber’in (sallallahü aleyhivesellem) “çocuklarınıza güzel isim verin” deyişinden yola çıkarak, sözlüklerde günlerce bana bir ad aramış. Adım Ayça Bilge. Ayça, ay gibi; bilge de bilgi ve ahlâk sahibi anlamına geliyor. Kimi zaman kendime diyorum ki eğer Dede Korkut Hikâyeleri’nde anlatıldığı gibi bir ‘ad’ hak edecek bir şey yapmaya’ mecbur olsaydım acaba adım ne olurdu? Dahası acaba bir ad hak edebilir miydim? Bu sorunun cevabı bence hiç de kolay değil. Belki kelimeleri hak ederek yaşasaydık, bunun gibi sorular bize bu kadar zor gelmeyebilirdi; çünkü kelimeler emek ister, bedel ister. “Öyle seveceksin ki kelimeleri, sana yetecekler” diyor Cemil Meriç ve devam ediyor: “Kelimeler kendimizi seyrettiğimiz dere, kelimeler sudaki gölgemiz, kelimeler gönülden gönle köprü, kelimeler asırdan asra merdiven…” Belki de birçoğumuz kelimelere hak ettikleri değeri, emeği vermediğimiz; kelimeler için ödememiz gereken bedeli ödemediğimiz için ve belki de en önemlisi kelimeleri yeterince sevemediğimiz için, bize yetmediklerini düşünüyor; kimi zaman bir ezanla kulağımıza fısıldanan adlarımızdan vaz geçiyor kimi zaman da onları hoyratça, müsrifçe ve arsızca kullanıyoruz. Kelimelerin gönülden gönle uzanan köprüsünden geçmeden, asırdan asra uzanan merdiveninden çıkmadan, kelimelerde kendimizi seyretmeden kim olduğumuzu asla bilemeyiz; çünkü dilimiz kimliğimizdir.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir