Menekşe kokulu bahar

Fatma Pekşen

Her sene olduğu gibi, bahar bu yıl da geç gelmişti balkona. Günde birkaç
kez kontrol ettiği, daha önceden toprağını kabartmış olduğu asmaya bir
kez daha göz attı. Sütlü kahverengindeki gövdede en ufak canlanma yoktu.
Ümitsiz gözlerini Erciyes’in karı hiç kalkmayan tepesine, muhteşem
heybetine çevirdi, baktı, baktı…
İyice eğildi asmanın kupkuru dalları üzerine. O da ne! Yüreği ağzına
gelir gibi olmuştu: Uç dalların birinde hafif bir pamuklanma vardı. Öyle ise
asma üşümemişti. Kurumamıştı, bahara gebeydi, yeşil yapraklı bir bebek
doğacaktı uç dallardan. Sonra ürkek bakışlarla yeniden taradı, dumanların
gerisindeki zirvenin karlı heybetini.
Hangi bahar bu dağlara baka baka, rahatlıkla gelir otururdu ki asma dallarında?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir