“MİLLETİMİZ, DÜNYA DOLUSU KÖTÜLÜĞE DİRENİYOR”

21 Temmuz 2017

Röportaj: Mehmet Nuri Yardım

Yazar Elif Sönmezışık, 15 Temmuz Destanı ile ilgili son kitabı Yeniden İstiklal’i anlattı:

– Elif Hanım biliyorsunuz 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye, tarihinin en büyük ihanet saldırısına uğradı. Bunu İslam dünyasındaki en korkunç ihanet olarak da adlandırabilir belki. Sadece bir darbe değil bir işgal hareketiydi bu. Ve milletimiz büyük bir direniş gücüyle hainleri ve onlarla birlikte hareket eden düşmanları püskürttü, mağlup etti. Bu konuyla alakalı birçok eser yazıldı, yazılmaya devam ediyor. Müşterek kitaplar da çıktı. Sizin hazırladığınız Bir Milletin Uyanışı Yeniden İstiklal kitabı büyük ilgi gördü, görmeye devam ediyor. 41 yazarın kaleminden 15 Temmuz Destanı’nı bir araya getirdiniz. Daha önce farklı kitaplarınız, denemeleriniz yayımlanmıştı. Bu kitap düşüncesi sizde nasıl oluştu?

– 15 Temmuz’un hemen sonrasında böyle bir hadise satırlara sığar mı, eli kalem tutanların olanları ifade etmeye gücü yeter mi diye düşünüp endişelenmiştim. Özellikle ilk bir hafta boyunca olanca gücümle haberleri, hem sosyal medya hem de televizyon kanalları üzerinden takip ve normalleşmeye tanıklık etmeme rağmen hâlâ duygularımı ve düşüncelerimi tarif edebileceğime inanamıyordum. Sonra bazı süreli yayınlardan ve sevgili Gülcan Tezcan’ın hazırladığı Okçular Tepesi kitabı için yazmam konusunda talep oluşunca kaleme sarılmak zorunda olduğumu anladım. Yaşadığım kısa süreli ama sarsıcı kopuşu bu şekilde aştım. Ve baktım ki, hayatın önemli saydığımız gerçekleri, 15 Temmuz’un ardından erimiş ve önemsiz kalmış. Onun için 15 Temmuz’u hem kendim hem de ülkemin toprakları ve insanları adına bir milat kabul ediyorum. Yaşadıklarımız ve o gece kilitlendiğimiz hadiseler karşısında hissettiklerimizi anlatmaya hâlen kelimeler kâfi gelmiyor ama anlatma gayretimizi daha fazla kenetlenerek sürdürmemiz ve daha çok yazmamız gerektiğine inanıyorum. İşte bu hislerim ve gayretimi ifade etme isteğim Damla Yayın Grubu sayesinde somut bir esere dönüştü. Yayınevi yöneticilerine, böyle bir zemin ve imkân oluşturdukları, her aşamada bilhassa inisiyatif konusundaki cömertlikleri ve güvenleri konusunda çok teşekkür ediyorum. Elbette satırlarını bize emanet eden 41 kıymetli yazarımıza da…

 

–  15 Temmuz’da herkesin bir hikâyesi oldu. Her yazar kendi cephesinden meseleyi ele aldı, yazdı. Hazırladığınız Yeniden İstiklal kitabındaki 41 yazar arasında isminiz yok, ama önsöz de duygu ve düşüncelerinizi belirtiyorsunuz. Size göre Türkiye’de neler yaşandı, ülkemiz nasıl savrulma içindeydi, bu destanın / zaferin tahakkuk etmesini neye, kimlere borçluyuz?

– 15 Temmuz’un ertesi, hâlen devam eden güvenlik gerilimine rağmen, hayata yeniden kavuştuğumuzu ve bir mucize yaşadığımızı anlatıyordu hepimize. Bunu meydanlarda yan yana durduğumuz herkesin yüzünde okudum. Bir şey söylememize lüzum yoktu. Olan biteni anlatacak kelimeler de yoktu henüz. Hazmetme aşamasındaydık. Şehitlerimizin ve gazilerimizin vurulma anlarını görmüştük, hepsine can borcumuz vardı, biliyorduk. Özellikle geceden sabaha kadar okunan ezan ve selalarla imanlarımız tazelendi, teskin olduk ve manevi kılıçlar kuşanıldı. Semaları dinlerken yeni bir geleceği karşılıyorduk aslında. Gün ağardığında ise o gelecekle tanıştık. Bu çağda bir arada yaşadığımız bu topraklara mensup hiç kimse büyük savaş görmemişti. Seferberliği yaşamamıştı. Üzerine ilk defa tank yürüdü. İlk defa bir ağır silah namlusuyla tanıştı. Başına ilk defa bombalar, ateşler yağdı. İnsanlarımız ilk defa birbiri için canını siper etti. O gecenin hikmeti, ülke çoğunluğunun vatanını canıyla bir gören idrakinin uyanmasıdır. Doğru olan, doğru yaşayan ve Allah’ın emrini bilen tereddütsüz vatan savunmasına soyundu. Tereddüt etmedi. Zira bugün devam eden bütün siyasi ve sosyal kargaşa, tereddütlülerin ve vatan düşmanlarının eseri. FETÖ, yandaşları ve türevleri tüketilinceye kadar bize rahat yok.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir