Mutfaktaki sır

Çoğu erkeğin mutfaktan ödü kopar!
Çünkü orada, kendilerini çaresiz
hissederler. Bu esrarengiz alanda
hazırlanmış yemeklere ise inana-
mazlar. Annelerin vazgeçilmezliği
ve çok erkekte bulunan, hanımlara
baskın çıkma gayretinin sebebi; bu
eziklik duygusu değil de nedir?
♥ ♥ ♥
Mutfakla baş başa kaldığımda, önce
korkularımın üstüne gitmem ge-
rektiğini anlamış… Sonra “Erkekler
İçin Yemek Kitabı” yazmaya karar
vermiş… Sonunda ise “Bu kadar
basit bir işi, abarttığıma değmez”
demiştim.
♥ ♥ ♥
Yukarı kaldırdığı burnunun ucun-
dan, tezgâhta ne yaptığınızı görme-
ye çalışan acıkmış çocuklar; bir an
evvel karınlarını doyurmak ister.
Hem de bunu eğlenceli ister. Öyley-
se patatesleri, havuçları kızartmak
için çeşitli biçimlerde doğramalı,
her birine isimler takmalı… Son-
raki günlerde ise “şundan yapalım
mı” diye sorarak, çocukları da işin
içine çekmelisiniz.
Çünkü onlar da “oyuna” katıldıkla-
rında, işin seyrini görüp mızırdan-
mazlar… Niye şu yok veya neden
bu böyle, diyerek sizden hesap sor-
maya çalışmazlar… En önemlisi de,
bu işe alışırlar ve mutfakta kendile-
rini sana veya bir başkasına muhtaç
hissetmezler.
♥ ♥ ♥
Belli bir zaman sonra, mutfağın
bambaşka bir âlem ve aslında bü-
yük eğlence olduğunu keşfetmiş-
tim. Kendi çapımda inanılmaz
hünerler sergilemeye başlamıştım.
Ve bir kural koydum… Bu veciz
cümle, mutfağımızdaki bütün esa-
ret zincirlerini kırmıştı. Ve adeta
zihnimize kazınan sırrımız şuydu:
“Yutabil, zehirlenme!..”
Mutfakta bundan daha önemli ne
olabilir ki? İşte aşçılık ilminin te-
mel noktası buydu; lezzet, görsel-
lik, servis ve her şey daha arkadan
geliyordu.
♥ ♥ ♥
Şimdi, Dîvanyolu mutfağında, nice
yazıları servis ederken gene aynı
şeyi söylüyorum:
“Yutabil, zehirlenme!”
Çünkü bildiğim sır, işte bu…
Ç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir