Ormanda…

18 Ağustos 2016

Hiç ormanda kaldınız mı?
Başı bulutlara değen sayısız devlerin bacakları gibidir ağaçlar, uzuuun ve her biri de az sonra sizi ezecek gibi!
İçinizde bir titreme… Yönünüz meçhul… Her ağacın arkasında, sanki sizi yemek için kollayan birer çift göz.
♥♥♥
Sesiniz bile yabancıdır size.
Gülünç derecedeki ürkekliğinizi gizlemeye çalışarak, sanki ormanı korkutmak istercesine “Hey” diye kükrersiniz, fakat serçeler bile uçmaz sesinizden.
“Demek ki öcüler yokmuş” diye düşünür ve daha yüksek perdeden bir “heyyy” çekersiniz…
“Ben bu ormanın kralıyım” havasına girmek üzereyken, arkanıza düşen bir atkestanesinden öyle korkarsınız ki; attığınız çığlığın kulağınızda bıraktığı yankıyı tekrar tekrar dinledikçe hep boğuluyor, ölüyor olduğunuzu sanırsınız!
Hayır… Siz, bu ormanda yaşayamazsınız!
♥♥♥
Her orman; kendi tuzağına düşenleri öğütür…
Ve ormandan geçebilenler, ancak;
..kılavuzu olanlardır!
♥♥♥
Seni ormana salacak kılavuzun, sana ilk öğreteceği şey; istikamettir.
İkinci olarak da; ne yenir ne yenmez, hangi mantar zehirli hangi mantar şifalıdır, hangi su içilir hangi sudan uzak durulur, hangi hayvan avlanır hangi yılan öldürür?
Barınak aramak bile sonra gelir bunlardan.
♥♥♥
Büyüklerden birine soruyorlar ya hani;
“Hep ondan bahsediyorsunuz, peki ne öğretti size hocanız?”
“Hocamdan ömrüm boyunca bir tek şey öğrendim, diyor: Kim sevilir, sevilmez!”
İşin sırrı da bu muhteşem cevapta değil mi?
Şablon verilmişse elinize, üstüne koyduğunuzda ortaya çıkıveriyor altındakinin doğru olup olmadığı.
♥♥♥
Siz, şimdi… Ölüm kusan, çok tehlikeli bir ormanda ol-ma-dı-ğı-nı-zı mı sanıyorsunuz?
Ve Dîvanyolu’nun, hayatınızı kurtarabilecek bir kılavuz olmadığını mı?

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir