Osmanlı Türkçe’sinde vezinler

19 Şubat 2017

Vezin, Osmanlı Türkçesi bünyesindeki
Arapça kelimelerin ve de divan edebiyatında
yazılmış şiirlerdeki ritmin bel kemiğini oluşturan
bir ölçüdür. Divan edebiyatındaki vezin
ölçüsü, kelime türetmekten ziyade, şiirlerdeki
ritim duygusunu harekete geçirmek ve bu ritme
bir isim vermek niyetiyle kurulmuştur. Osmanlı
Türkçesi’nde ise bize verilmiş üç harflik bir
Arapça kökünü, herhangi bir vezne oturtarak
yeni kelimeler üretebiliriz.

Bu işlemi aslındabilerek veya bilmeyerek her gün kullandığımız
kelimelerde sıkça yapıyoruz. “Firar” derken
aslında F, R ve R ( ف – ر – ر ) kök harflerini “fi’al”
veznine oturtuyoruz. “Sükûn” derken S, K ve N
س – ك – ن) ) kök harflerini “fu’ul” vezninde kullanıyoruz.
Aynı kök harflerini “fâ’il” veznine oturttuğumuzda
ise bu sefer “sâkin” kelimesini elde
ediyoruz. Kullandığımız bu üç harflik köklere
ise “sülâsi masdarlar” diyoruz. Bu yazımda ise,
sülasi masdarlardan “mücerred” sülasi masdarları;
yani soyutlanmış, kuralsız, kendiliğinden
ortaya çıkan ve duyularak öğrenilen üçlü
masdarları inceleyeceğim. Böylelikle Osmanlı
Türkçesi’nin bilincine varma lezzetini sizlerle
paylaşmak ve bu farkındalığı elimden geldiğince
herkese ulaştırmak niyetindeyim.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir