Osmanlı’ya lâyık olabilmek

13 Mart 2018

Murat Güven

Son dönemde Osmanlı ile ilgili birçok dizi ve film çekiliyor. Arabalarda, evlerde, iş yerlerinde hep Osmanlı işaretleri, resimleri… Bunlar elbette sevindirici gelişmeler, fakat sadece slogan atmaktan, Osmanlı işaretleri baskılı takılar takmaktan ve kıyafetler giymekten, Osmanlı dizileri seyretmekten ibaret görülen bir Osmanlı hayranlığı söz konusu.

Osmanlı’yı Osmanlı yapan değerler nelerdi? Asıl bunların üzerinde durmak; bunun için de Osmanlı’nın nelere nasıl inandığını, dinlerini nereden öğrendiğini ve nasıl yaşadığını yeni nesillere aktarmak gerekmez mi?

Öncelikle Osmanlı, Müslüman ve Ehl-i sünnet itikadında idi. Hedefleri İslamiyet’i doğru öğrenip yaşamak ve yaşatmaktı. Her devirdeki din büyüklerimiz ve Ehl-i sünnet âlimleri gibi… Osman Gazi, “Maksadımız Allah’ın dinini yaymaktır. Yoksa kuru kavga ve cihangirlik davası değildir” sözü ile bu gerçeği en güzel şekilde ifade etmiştir. Eshab-ı Kiram kitabında şöyle bildiriliyor:

“Osmanlı devletinde Müslümanlar ile beraber başka dinden olanlar da ibadetlerini, ticaretlerini serbest yapıyorlar, rahat yaşıyorlardı. İnsan haklarına, adalete tam kavuştukları için birçoğu Müslüman oluyordu. Osmanlı sultanları 1517’den itibaren bütün Müslümanların halifeleri oldular. Her işlerinde İslamiyet’e uydular. 623 sene İslamiyet’e hizmet ettiler. ‘Yeryüzünü salih kullarıma miras bırakırım’ âyet-i kerimesinin Osmanlı sultanlarını övdüğünü Abdülganî Nablüsî hazretleri bildirmektedir. Burhan kitabı da bunu yazmaktadır.”

 

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir