Otuzaltı

17 Aralık 2016

Otuz altı ay önce neredeydiniz, ne yapıyordunuz?
Bundan daha önemli soru ise şu: Otuz
altı ay sonra nerede ve ne yapıyor olacaksınız?
♥ ♥ ♥
Bir kontrol noktasına gelseniz veya
ekipler sizi yolda çevirse;
“Nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun”
diye sormazlar mı? Hatta bu soru
sorulmazsa tuhaf olmaz mı?
Bizler elbette, nereden geldiğimizi ve
nereye gittiğimizi bilen… Daha doğrusu,
bunu bilmemiz gereken insanlarız.
♥ ♥ ♥
Peki biliyor musunuz, üçyüzaltmış ay
önce neredeydiniz?
Üçyüzaltmış ay sonra nerede olacaksınız?
Otuzaltı yıl sonra?
Ya otuzaltı bin yıl sonra?..
♥ ♥ ♥
Bazen… Sonsuz denen okyanusu düşünmek
lazım…
Aslında biz, hep onun kıyısındayız.
Durgun bir su gibi, yüzeyini görüyoruz
göz ucuyla ama derinlerindeki âlemi
de hissetmeye çalışmak lazım.
Bunun için kendi telaşlarımıza fazla
takılmaktan kurtulmalıyız.
Ne olur ki ayağımıza kum yapışmışsa, ne
olur kıyafetimiz yosun kokmuşsa veya
eteğimiz biraz ıslanmışsa, ne olur? Hiç!..
Peki şu kuma basınca yaptığın telaşın
ne kadarını hatırlayacaksın 36 milyon
yıl sonra?.. Hiç!
Sonsuz, nedir biliyor musun?
♥ ♥ ♥
Hangi yöne gittiğini bilmeden attığın
adımlar seni kim bilir hangi tarafa götürecek?
Parlatılmış arabalar, süslenmiş
elbiseler, iyi sunulmuş yiyecekler
mi daha sağlam bir köprüdür senle
sonsuz arasında, yoksa… Yoksa, ne?
Sahi, sonsuz nedir düşünebiliyor musun?
♥ ♥ ♥
Sonsuz; içinden baktıkça sırrı görülen
dürbündür…
Sonsuz; içini açtıkça, sırrı okunan dergidir…
Dîvanyolu, sen ve sonsuz arasında, ben
ile sonsuz arasında, şimdi ile sonsuz
arasında kurulmuş bir köprüdür; kendini
“yabancı” sananlar için bile!
♥ ♥ ♥
Dîvanyolu, 36 ayda hangi istasyonlardan
geçildiğini biliyor. Dîvanyolu, bu
rayların 36 yıl sonra hangi yöne götüreceğini
de biliyor… Çünkü Dîvanyolu,
sonsuza doğru gidiyor!
Peki siz, 36 milyon sene sonra, bu yolculuğun
neresinde olmayı umuyorsunuz?

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir