Pembe Mendil, Mescid-i Aksa ve Çengelköy’deki Meczup

23 Haziran 2018

Dr. İbrahim Yıldırım

 

Pembe Mendil

Yıllar önce okuduğum küçücük bir kitap geldi aklıma bu yazıyı yazarken. Adı “Pembe Mendil”di. Osmanlı’nın siyasi olarak son demleri. Mutad olduğu üzre, yine yedi düvelle yedi cephede harp halindeyiz, bugün de olduğu gibi. Devlet çarkının muhtelif köşe başlarına yerleşmiş hainlere ve gafillere rağmen, yıkılırken bile bu kadar muktedir bir devlet dünya sahnesinde görülmüş müdür acaba?

Payitahtta geçen ve binlercesi bilinmeyen yaşanmış hikayelerden birisi, gencecik bir gelinin cephedeki eşine yazdığı mektuplar ve son mektuplardan birinin içine koyduğu kenarları hasret dolu gözyaşlarıyla örülmüş dantelalı ve İstanbul kokulu yüreğinin sıcaklığı ve aşk kokan pembe bir mendil… Ve şehit düşen o askerimizin kanlı koynundan çıkarılıp, terekesiyle birlikte çıkan bu mendilin eşine, ailesine teslim ediliş hikayesi…

Ne acılar yaşamış bu millet. Ne türküler yakılmış ve ne yürekler yanmış. Miladi 749-750’li yıllarla birlikte İslam Dünyası’nda “başat” rol üstlenmiş olan Müslüman Türkler, bu tarihlerden itibaren siyasi, idari, iktisadi, edebi ve bedîi sanatlarda da kadim Türkistan coğrafyasından getirdikleri tüm tecrübelerini ve birikimlerini kendi renklerini de muhafaza ederek kullanmışlardır. Allah’ın yeryüzündeki kılıcı olan Müslüman Türkler, “Nizam-ı Âlem” için, “İ’lâ-yı Kelimetullah” için tüm samimiyetleriyle hem serden ve hem de yardan gözlerini kırpmadan vazgeçebilmiş asil bir millettir.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir