Sabahın Körü!

31 Ocak 2018

Korhan Kandemir

Etrafa ve hayata bakış açımız, gözümüze taktığımız gözlüğün rengine bağlıdır. Nereden, nasıl ve neyle baktığımız önemlidir, gördüğümüz olaylara.

Geçtiğimiz günlerde kıymetli hocam Hayati İnanç’la yapmış olduğumuz bir sohbette söz Ahmet Haşim’in ‘Müslüman Saati’ başlıklı çok etkileyici bir yazısına denk düşmüş ve o güzel yazıyı hocamın sesinden dinleme fırsatı bulmuştum. Neden sonra işbu yazı, zihnimde dolanmaya başladı ve bu makaleyi kaleme almamın müsebbibi oldu.

 

Özellikle şu paragraf çok etkileyiciydi:

“Başka memleketlerde, fecri, yalnız kırdan şehre sebze ve meyve getirenlerin ahmak gözleriyle, ıstırap çekenlerin şişkin kapaklar içinden bakan kırmızı ve perişan gözleri tanır. Bu zavallılar için fecrin parıltıları, yeniden boyuna geçirilecek olan hayat ipinin kanlı ilmeğini aydınlatan bir ziyadır. Hâlbuki fecir saati, Müslüman için rüyasız bir uykunun sonu ve yıkanma, ibadet, neşe ve ümidin başlangıcıdır. Müslüman yüzü, kuş sesleri ve çiçek kokuları gibi fecrin en güzel tecellilerindendir.”

Elhak doğrudur. Maalesef kimilerinin ‘sabahın körü’ diye tabir ettikleri o kıymetli, huzurlu ve bereketli fecir saati, kimileri içinse ellerin semâya kalktığı, gözlerin nemlendiği ama aynı zamanda neşe ve ümidin de başlangıcı olan vakitlerdir.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir