Sabun Kutusu

29 Nisan 2017

Samiye Şahin

Günler geçtikçe, mahallede herkes duymuştu okula gideceğimi. Öğle üzeriydi. Bizim evden az ötede bir akar çeşme vardı. Komşumuzun kızı Yıldız ablayla birlikte çeşmeye bulaşık yıkamağa gitmiştik. Ablam kapları yıkarken ben de taşların üzerine oturmuş yavaş yavaş Yıldız ablamla konuşuyordum. Su dolduran tanıdık kadınlardan birisi:

– Okula ne zaman gidiyorsun? diye sordu.

– Yarın değil öbür gün, dedim. Oradan başka birisi;

– Bunun annesinde zerre kadar akıl yok inan ki. Ay insan şuncacık çocuğu yaban ellere gönderir mi? deyince içime bir hüzün çöktü. Kadınlar birbirleriyle benim hakkımda konuşmağa devam ettiler. Ben hemen oturduğum yerden kalkıp Yıldız ablama bile seslenmeden oradan uzaklaştım. Çeşmeyle evin arasındaki toprak yolda elinde testileriyle su doldurmağa gelen Halide teyzeye rastladım. O çok gür sesli, şakacı, tatlı bir kadındı. Beni nerede görse saçlarımı okşamadan edemezdi.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir