Samimiyet

Eve geldiğinde çok yorgundu, hızla ayakkabılarını
çıkardı. Banyonun önünde durup,
çoraplarını kirli sepetine fırlattı. Gömleğini,
pantolonunu yine aynı hızla sepete attı. Odasına
gittiğinde sanki biraz rahatlamıştı. Aynanın
önünde durup kendiyle göz göze geldi.
Günün ve işin tüm izlerini soyunmuştu sanki.
Yüzü, gözleri, duyguları, korkuları, sorguları
kendi miydi? Onları ne zaman giyip ne zaman
çıkarıyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir