Çılgınlığın kısa tarifi

En büyük çılgınlık, derler… Her gün aynı şeyi yaparak, farklı so- nuçlar beklemektir!.. Bu cümle, bir dünya şifresidir ve her ülkenin başaranları tarafından bilinir. Üstelik hayattaki her şey için de […]

Basın İlan Kurumu’nun koleksiyonluk eseri Dergi Bâb-ı Âli

Mehmet Atalay Bey’in Genel Müdürlük görevini yürüttüğü Basın İlan Kurumu tarafından; kalıcı bir eser ortaya çıkarıldı. Basın Bayramı anısına bir “Koleksiyon Nüshası” olarak hazırlanıp basılan 144 sayfalık bu dergi çok […]

Divanyolu Dergisi, KARİYER ZİRVESİ’ndeydi

Yaz günlerinin en önemli etkinliklerinden biri de elbette Kariyer Zirvesi idi. Dokuzuncusu düzenlenen Kariyer Zirvesi’ni ülkemizin önde gelen vakıf, dernek ve kuruluşları destekledi

Su Gibi

Siz hiç suda yansımanızı gördünüz mü? Yüzünüzün değil, “kendi”nizin… O gün Divanyolu Maviler’den birçoğumuz Muammer Erkul’a yol arkadaşı olmak ve Divanyolu’na eşlik etmek için oradaydık. Üstelik ben ilk kez adım […]

Beykoz Belgeseli ve Muammer Erkul

O “Masal” Memleket Neresidir? “Hatırladıkça burnunda tüten ve uzak kaldıkça özlediğin yer senin memleketindir” diyen Muammer Erkul için Beykoz daha da çok şey ifade eder.

Sarı güvercin

O gün… Seni göremediğim o gün, önüne koyamadığım / ellerine veremediğim gülleri gönderdim sana; Canına diken batmış sarı bir güvercinle!..

-Özel Dosya- Bir koca şair gitmiş…

Pek çoğumuz “Bekir Sıtkı Erdoğan’ın yaşadığını” işitince şaşırmıştık. Çünkü okul kitaplarımızda şiirlerini okuyor, hatta klasikleşen şarkılarını dinliyorduk.

Kalem Efendisi

Sizinle tanışalı çeyrek yüzyıl oldu. İlk gördüğüm günden beri aynı kalem doğruluğunda, düzeninde ve kutluluğunda kaldınız, hiç değişmediniz. Kaleme değer verir, kelâma kıymet biçerdiniz.

Özel Dosya -Binbir Gece (Hancı)-

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı, Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş. Aman karanlığı görmezin gözüm, Beyaz perdeleri ger yavaş yavaş…

Özel Dosya -Marya-

Sustu, Another Life gazinosu. Sustu, şarkılar. Paletimde renk sustu, fırçamda şekil… Ve bu gece ilk defa şimal körfezinde, Sustu, Peramos’un mazgallarından Şehre pancur pancur dökülen arya.

Özel Dosya -Chopin’in Ölüm Marşı-

Cumhuriyet devri edebiyatımızın üç önemli Ahmet’i vardır biliyorsunuz. Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer ve Ahmet Muhip Dıranas. Ben Ahmet Hamdi Tanpınar’la tanışamadım. Yüksek tahsilimi Ankara’da yaptım. O İstanbul Üniversitesi’nde […]

HİKAYE -Islak Sular-

Güneş, Kılıç Kayası’nın yarığından bir çıngı gibi sıçramıştı ovaya. Sabahın sarı ışıkları, ovada bir yılan gibi kıvrılan derenin sırtını okşarken; karşı yamaçlar sabahın buğusundan henüz yeni soyunuyorlardı…

Bir Kiracı

1948 baharıydı. Kasabada zor bulunan kiralık evlerden birisi de bizimki. Hanayımızın üst katını 10 lira aylıkla kirâladık. Nazmi Bey orman mühendisi. (Sorunca masa memuruyum diyor)

Mesaj Kaygısının Sanat Değeri

Mesaj, yazarın yazısındaki üslup maharetini de sınayan, temayı destekleyen vazgeçilmezlerden muhakkak. Metin içinde gözü yumruklarcasına sırıtanların değil,

Pasif Agresifler

Bazı insanlar kendi kendilerini kandırmanın ustasıdırlar. Kişilikleri kayar sanki… Kendilerine bir rol biçerler ve bu role inanırlar. Kişiliklerini kabul edilebilir ve edilemez diye ikiye ayırırlar.

OSMANLI’YA MERSİYE

       Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun (1299) 700. yılına… Sen gittin ey Sultan’ım âlemde elem kaldı Altın kubbelerinden geride alem kaldı Söğüd’ün yaylasını uzattın Viyana’ya Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

Ehl-i Sünnet İ’tikadı

Akıllı olan ve buluğ çağına giren erkeğin ve kadının birinci vazifesi, Ehl-i Sünnet âlimlerinin kitaplarında yazdıkları iman bilgilerini öğrenmek ve bunlara uygun olarak inanmaktır.

Zünnûn-i Mısrî -İlahî bir ikaz-

Zünnun-i Mısri hazretleri, bir gün dere kenarında abdest alıyordu ki biraz ötede bir kadın ilişti gözüne. Bir kerecik ona baktı. Sonra kapattı gözünü.

İyiliğe adanmış bir ömür

Onunla on bir yıl önce yardım dağıtımı ve program çekimleri için Gaziantep’e giden Deniz Feneri ekibi tanıştığında iyi bir hikâye ile karşı karşıya olduklarını fark etmeleri zor olmamıştı

Yazmanın Faziletleri:

Daha mutlu, daha zekî, daha etkileyici olmak için yazmak Yazmak, sadece kelimeleri peşpeşe dizmek değil. Sayfaları doldurmaktan daha fazla bir şeydir. Kimine göre, düşünceleri arındırmanın ana yollarından biridir

Gençliği Anlamayan Nesil

-Bir babanın isyanı- Psikologum söyledi, ondan dinledim: “Çocukların dünyasına inmeli… Onlarla diyalog kurabilmek için, Onları övmeliymişim.”

Yesi’de ağlayan kadın Güllü Ayazova

Tâa gençliğimden beri Türkistan sevdalısıyım. Öyle ki, o yıllarda “Taşkent, Semerkant, Buhara” der dua ederdik. Misal olarak Osman Yüksel Serdengeçti’nin Türkistan için yazdığı “Ağıt” şiirini gözyaşı ile okurduk…

Kalbimin Ellerinden Tutar mısın?

Kalbimin ellerinden tutar mısın yâr? Ne düşmeme izin ver, ne üşümeme… Ey yâr! Sükut, kızgın demire verilen su gibi çelikleştirir kalbi. Seven bir yüreğin sevdiğine susması mümkün değil ki… Kalbimdeki […]

Gökyüzümsün Sen!

Sen benim gökyüzümsün ey can! İçinde gezip tozduğum, hâlden hâle geçtiğim. Kendimden geçip sende karar kıldığım.

HAYAT BUSESİ

Söz sanatı sözlerden sırça saray yapmaktır, Sözü güneş, sükûtu mehtaba ay yapmaktır.

Osmanlı’da Çocuk Olmak: İlk Besmele ve Âmin Alayı

İlim Böyle Sevdirilir Osmanlı’da bir çocuk 4 yıl, 4 ay, 4 günlük olduğunda, muhteşem bir merasimle, hediyelerle, dualarla, komşularının tebrikleriyle ilim tahsiline başlar, talebe olarak ilk defa muallim karşısında diz […]

HİKAYE: Çarpışma Günü

-Merhaba. -Sen ne diye geldin buraya! Çık git odamdan! -Ne bağırıyorsun? Annen söyledi buraya gelmemi, öbür odalar çok dağınıkmış. Hem, ben senle birlikte oynamaya geldim. -Benle birlikte oynamaya mı? O […]

ÖLDÜK İŞTE

Yetti gayrı canımıza be derviş Yetti kanadını yolduğun kuşlar Neden bunca hendek bunca yokuşlar Yel eser yol menziline gidermiş

Yaz Yağmuru Demişler…

Köydeyim, şehrin gürültüsünün, hızının ve renginin dışında… Yaz yağmurlarının ardından Eylül de ortalığı silip süpürecek bir ıslaklıkla geliyorum der gibi…

Şafak Vakti…

Adımlarınız, düşünceleriniz, hayatınız nerde? Uyudunuz ve uyandınız. Kulağınızda yaşadığınız şehrin sesi, burnunuzda evinizin kokusu;

Yaşamaya Cesaretiniz Varsa!

Köydeyim, şehrin gürültüsünün, hızının ve renginin dışında… Yaz yağmurlarının ardından Eylül de ortalığı silip süpürecek bir ıslaklıkla geliyorum der gibi… Ağustos, yağmuruyla daha bir bakılası ve daha sarı, daha güneş… […]

Güvenmek

Güvenmek, gittikçe vahşileşen ve acımasızlaşan, adetâ Hobbess’ın öğretilerinde uygun adım yürüyen insanlığın seyrinde, güvenli bir limanda soluklanmak gibi…

Kendin ile Barışık Olmak!

Toplumda üzülerek müşahede ediyoruz ki; insanlar kendileri ile barışık değil. Adeta bir ateş topu halindeler, tabi bazı larını tenzih ederim.

Gölgelenme

‘Gölgeler niye uzuyor ki içimde?’ diye sorabilirsin. ‘Yüreğim kadar açık bu havada, bulutlar da neyin nesi? Ve hüzünler, yalnızlık kokan kollarıyla neden sardı şimdi beni?’

Yüreğimin Sahilleri

Yüreğimin sahillerine gözyaşlarım vuruyor. Yarım kalmışlığım da sensizlik, sensizliğin her kuytusunda bensizlik ve hepsine sebep hasretin var.

Sevgiliye mektup: Umudumu Kesmeyeceğim

Eğreti bir semaver yakacaksın masanın dibinde, fırından yeni çıkmış mis gibi köy ekmeği katık olacak çaya, rüzgâr vuracak yüzüne sen üşüyeceksin, çaydan bir yudum alıp bardağı avucunun içinde tutacaksın ısınmak […]

Sevgilerde ve Aşkta İnsan

İnsanı sevgilerde anlatabilmek için, sevgiyi doğuran toplumdan yola çıkılmalı. Toplum, insan karşısında bâki kalmak için yıllar süren denemeler sonucunda en etkili silahını keşfeder ve insan üzerinde kullanmaya başlar: ruh ve […]

Kitap: KIZLAR AMAN -Rasim Elibol-

“Kızlar Aman” edebiyat dünyasının bundan sonra ismini daha sık duyacağı Rasim Elibol’un ilk kitabı. Babıali Kültür Yayıncılık tarafından yayımlanan eser Eylül ayında okuyucuyla buluştu.

Söylenemeyen

Her zaman fazla oldu söyleyemediklerim,söyleyebildiklerimden!.. Her zaman; bir bilinmez lisandaki çözülmez şiirleri koklayıp, hissettirmeye çalıştım sana…