ŞEHR-İ CENNET

23 Aralık 2017

Ömer Koç

Aynı gök kubbenin altında aynı denize, aynı ağaçlara ve aynı şehre baktık yüzyıllarca. Jüstinyen, Theodora, Yannis, Konstantin, Sultan Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamit Hanlar. Kimimiz için adı Konstantinopolis, kimimiz için ise İstanbul oldu. Ancak her ismin içinde değişmeyen yegâne anlamı taşıdı bu şehir: Kimi zaman bir gül, kimi zaman ise kan kırmızısı bir aşk.
Evet, sıradanlaşmış kelimelerle ifade edecek olursak jeopolitik konumu çok önemli olan, kıtaları birbirine bağlayan bereketli topraklara sahip, taşı toprağı altın bir şehirdir İstanbul. Milyonlarca insanın yükünü çekmiş ve hala da çekmekte olan “asık suratlı” bir şehir. Nankör, bencil ve doymak bilmeyen insanların kuşattığı bir diyar. Sabah 8 akşam 6 adeta bir iş gibi onu kötüleyenleri yine de içinde barındıran iyi yürekli bir vatan. Aslına bakarsanız sadece normal insanlar için bir şehirdir İstanbul. Onu sevenler için şehir değil, sanki cennetin kapısıdır, sevgilidir bu eşsiz topraklar.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir