Sevgiliye Mektup: Sakın Bir Daha Gitme

12 Ağustos 2016

Bir kuş uçtu, bir balık ağlara
takıldı, bir kedicik hemen
büyümek için süt emdi annesinin
memesinden…
Bir vapur dumanını tüttürdü,
bir tren düdüğünü öttürdü,
bir tayyare hasretleri vuslata
çevirmek için bulutları delerek
geçti gökyüzünden…
Bir kadın sabaha gülümsedi,
bir çocuk pamuk şekeri istedi,
bir kabadayı nara fırlattı
gecenin en derinlerinden…

*
Bir sala verildi minareden,
bir cenaze alayı geçti kapımın
önünden, bir sona erişle bir
yeni başlangıç yazılmak için
bir mezar kazıldı Eyüp Sultan’da…
Bir ağaç yapraklarını döktü,
bir kara bulut yağmur ağladı,
bir Aralık soğuğunda kestane
pişirmek için ve belki bu bahaneyle
soğumuş kalpleri ısıtabilir
umuduyla, bir soba yandı…
Bir yolcu adresini kaybetti,
bir pusula yönünü yitirdi, bir
serseri mayın hayata hayat katmak
için yönünü değiştirdi…
*
Bense, bütün bunlar olurken;
Bir dağın tepesinde kimsesizliğe
terkedilmiş, bir geyik
yavrusu idim…
Korkak!
Ne dağ başıydı korkutan
beni, ne terk edilmişlik. Kimsesizliğe
sarılmışlığımın tek
nedeni, soluğunu benden tarafa
vermeyişin idi…
*
Bir rüzgâr esecek, kulağına
yeni bir şarkı fısıldayacak,
beni sana hatırlatacak ve sen
geleceksin…
*
Sevdiğim;
Şarkının nakaratı haykıracak:
Sakın bir daha git deme ve
sakın bir daha gitme! 

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir