Sosyalizm, Komünizm, Kapitalizm ve Sosyal Adalet

18 Ağustos 2018

İslam dini kapital (sermaye) hâkimiyetini önlemiş, ayrıca patron ile çalışanlar arasındaki derin uçurumu yok etmek için, işçinin kâra ve sermayeye ortak olmasını temin etmiştir. Herkes parasını, istediği bir işletmeye yatırabilir ve kâr alabilir. Böylece bankaya para yatırmaya gerek kalmaz. Bankalar faiz ile milleti sömüremez.

 

Sosyal adalet ifadesini, sosyalizm ile karıştırmamalıdır. Söylemesi birbirine çok benzeyen bu iki kavramın anlamları birbirinden çok farklıdır. Hatta birbirinin tersidir, zıddıdır. Örnek vermek gerekirse, bir kimse hakkında, sözünde sağlamdır ya da sözde sağlamdır demek gibidir ki, birincisi her zaman doğru söyler anlamındadır; ikincisi ise tam tersine, doğru sözlü değildir anlamına gelir. Aynı şekilde sosyal adalet, herkes çalıştığının tam karşılığına kavuşur, bileğinin, alın terinin emeğini alır, başkaları onu sömüremez anlamındadır. Nimet, külfet karşılığıdır. Ülkenin gelir kaynaklarının tamamı işletilir, kazanmak için daha çok çalışılır ve çok çalışan çok kazanır anlamındadır. İslam ekonomisi, sosyalizm değil sosyal adalet üzerine bina edilmiştir. Özel teşebbüse, herkesin istediği işi yapmasına büyük yer verilmiştir. Bunun için, alın teriyle kazanılan kazanca hiç kimsenin müdahale etme hakkı yoktur. İslam dini tasarruf ve mülk edinme hakkı tanır. Hiç kimse başkasının malına ve mülküne el uzatmaz, onu gasp etmez. Hatta İslamiyet, başkasının malını ve mülkünü korumayı emreder. Bu bildirdiğimiz adaletin zedelenmesi, çalışanların kazanç ve haklarının tembel, açgözlü bir zümre tarafından sömürülmesi iki şekilde olur: Sosyalizm ve kapitalizm.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir