Şükrediyorum…

“Cenneti ve cehennemi illa ki
gelecekte arama. İkisi de şu an
burada mevcut. Ne zaman birini
çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız
sevmeyi başarsak, cennetteyiz
aslında… Ne vakit birileriyle
kavgaya tutuşsak, nefrete, hasede
ve kine bulaşsak, tepetaklak
cehenneme…”
Şemsi Tebrizi hazretlerinin çok
güzel sözlerinden birisi daha…
Hayatın anlamı denildiğinde,
“sevgi” diyebiliyorsak; yolumuz
her şeye rağmen sevginin
eşiğinden başlayıp devam ediyorsa,
hayat her anlamda güzel
demektir…

Dünyada altı milyardan fazla
insanın yaşadığını düşünürsek,
bizi çevreleyen bu mekanı ve
zamanı biraz daha iyi tanımaya
çalışmak gerekmez mi!.. Bu soruya
karşılık, verilecek cevabın,
“gerekebilir” olması icap eder
diye düşünenlerdenim… Tam
da bu noktada Hint felsefesinden
birtakım notlar aklıma geliyor,
öyleyse hemen paylaşalım:
“Karşına çıkan kişiler her kimse,
doğru kişilerdir. Bunun anlamı
şudur, hayatımızda kimse
tesadüfen karşımıza çıkmaz.
Karşımıza çıkan, etrafımızda
olan herkesin bir nedeni vardır,
ya bizi bir yere götürürler ya
da bize bir şey öğretirler.”
“İçinde başlangıç yapılan her
an, doğru andır. Her şey doğru
anda başlar, ne erken ne geç…
Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına
hazırsak, o da başlamaya
hazırdır.”
“Bitmiş olan bir şey bitmiştir…
Bu kadar basittir. Hayatımızda
bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize
hizmet eder. Bu yüzden
serbest bırakmak, gitmesine
izin vermek ve elde etmiş
olduğun bu tecrübeyle ileriye
doğru bakmak daha iyidir…”
Nerede ve nasıl bir mirasın üzerinde
yaşadığımızı ve insanlığın
kurallarıyla birlikte devam ettiğimiz
yolun tabiatını, yine ve
yeniden düşünmemize vesile
olduğu için felsefeye; bu yolda
sevgiyi esas kıldıkları, ışıklarıyla
hayatımızı aydınlattıkları ve
her ânımıza değer kattıkları için
de yüce gönüllü tüm insanlara
teşekkür borçluyuz…
Kendimize karşı dürüst, başkalarına
karşı yardımsever ve hayata
dair şükürle devam ettikçe
ödenen bir borçtur bu belki de,
kim bilir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir