SEYYİD AHMED RIFÂÎ

Abdullatif Uyan Evlad-ı Resul’dü   Seyyid Ahmed Rıfai hazretleri, büyük velilerden ve evlad-ı Resul’dendir. Henüz dünyaya gelmemişti ki dayısı rüyasında Resulullah Efendimizi gördü. Efendimiz buyurdu ki: “Ey Mansur! Yakında hemşirenin […]

ALÎ BİN HEYTÎ

Abdüllatif Uyan Kutb-ül aktab idi   Ali bin Heyti hazretleri, Irak’ta yaşayan büyük velilerdendir. Yedi yaşındaydı ki, açıldı kalp gözü. Bu zat, Ebül Vefa hazretlerinin en çok sevdiği talebesi ve […]

ABDÜLKÂDİR-İ GEYLANİ – 2

Abdullatif Uyan Suyumuzdan içsinler   Abdülkâdir-i Geylani hazretleri zamanında Bağdat’ta bir taun hastalığı yayılmıştı. Her gün yüzlerce insan ölüyordu. Bağdat’ın ahalisi muzdaripti, çok üzülüyorlardı. Gavs-ül âzama geldiler. “Efendim, bize bir […]

ABDÜLKÂDİR-İ GEYLANİ – 1

Abdullatif Uyan O, benim evladımdır!           Abdülkâdir-i Geylani hazretleri hem seyyiddir, hem de şerif. Doksan bir yaşında, Bağdat’ta vefat etti. Doğduğunda babası altmış yaşındaydı. Annesi de yaşlanmıştı. İkisi de Evliyadan […]

MİDYEN BİN AHMED EŞMÛNÎ

Abdullatif Uyan Böyle şey olmaz   Evliyanın büyüklerinden Midyen bin Ahmed Eşmuni (vefatı m.1457) hazretlerine yaşlı bir kadıncağız gelerek “Efendim, otuz dinar altınım var. Bunları size vereyim. Siz de benim […]

İBNİ ATÂ

Evliyanın büyüklerinden İbni Atâ hazretlerinin birbirinden güzel on erkek evladı vardı.

GARİP HAFIZ

“Nasıl dua istiyorsun evladım?” buyurdu. “Son nefeste Allah demem için.” diye cevap verdi o genç.

MUHAMMED ŞÂZİLÎ

Muhammed Şâzilî hazretlerine bir gün bir adam geldi ve:
“Ey efendim! Ben çoluk-çocuk sahibi, fakir biriyim. Bana kimyâyı öğretir misiniz” dedi.

SEYYİD YAHYA ŞİRVÂNÎ

Abdullatif Uyan İmtihan etmek istedi Büyük velilerden Seyyid Yahya Şirvani hazretleri, yakışıklı ve güzel ahlak sahibiydi. Yüzü nur gibi parlardı. Seyyid Yahya’nın babası Seyyid Behaeddin, önceleri oğlu Yahya’nın üstün hâllerini […]

İSMAİL FAKİRULLAH

Abdullatif Uyan Nereye gidiyorsun? Evliyanın büyüklerinden Feth-i Musûli hazretleri hacca gidiyordu. Yolda tek başına ve yaya olarak yürüyen ve henüz baliğ olmamış bir çocuk gördü. Devamlı bir şeyler okuyordu. Merak […]

FETH-İ MUSÛLİ

Abdüllatif Uyan Nereye gidiyorsun? Evliyanın büyüklerinden Feth-i Musûli hazretleri hacca gidiyordu. Yolda tek başına ve yaya olarak yürüyen ve henüzbaliğ olmamış bir çocuk gördü. Devamlı bir şeyler okuyordu. Merak edip […]

OSMAN HARÛNÎ

Namazını bitirdi. Ellerini kaldırdı ve o sese cevaben: “Yâ Rabbî! Ben senden seni istiyorum” dedi.

ALÎ OSMAN EFENDİ

Son devir Anadolu velilerinden Ali Osman Efendi, Tokat’ın Erbaa ilçesi Holay köyünde 1877 yılında doğdu

SIBGATULLAH ARVASİ

Osmanlı âlim ve velilerinden Sıbgatullah Arvasi, Seyyid Taha-i Hakkâri hazretlerinin talebelerindendir. İsmi Sıbgatullah olup Gavs-ı Hizani lakabıyla meşhur olmuştur.

SEYYİD BİLAL

Halife Ömer bin Abdülaziz bir gün ordu komutanlarını ve devlet ileri gelenlerini sarayına çağırıp bir toplantı yaptı.
Konu, İstanbul’un fethiydi.

NUR MUHAMMED BEDÂYÛNÎ (Seyyid Nur)

Abdullatif Uyan Beli bükülmüştü Evliyanın büyüklerinden Nur Muhammed Bedâyûnî hazretleri, “silsile-i aliye” denilen büyük âlim ve velilerin yirmi altıncısı olup mübarek soyu, Peygamber Efendimize ulaşır. Çok namaz kılar, çok ibadet […]

NASÛHÎ EFENDİ

Abdullatif Uyan Biz kuluz Bir gün bir kişi bu zata gelip: “Efendim, ibadetlerimin kabul olacağını ümit etmediğim için ibadet yapmakta bazen gevşek davranıyorum” dedi. Büyük veli onu dinledi. Ve şöyle […]

NASÛHÎ EFENDİ

Abdüllatif Uyan   Bu Ne Hâldir? Sakız Adası zaferinden sonra Nasuhi Efendi hazretleri, dergâhın borçlarını ödemekle meşguldü. Sakız’ı fetheden Hüseyin Paşa bu zata geldi. Ve tevazu gösterdi. Saygı ve hürmet […]

MUHAMMED SİBGATULLAH (SIBGATULLAH)

Abdullatif Uyan   Ölecek zannettiler Muhammed Masum-i Faruki hazretlerinin büyük oğlu Muhammed Sıbgatullah, daha beş-altı aylıkken şiddetli bir hastalığa yakalandı. Hekimler âciz kaldı. Çare bulamadılar, ölecek zannettiler. Nihayet nabzının atması […]

ÖMER BİN ABDÜLAZİZ

Abdüllatif Uyan Kızım, süte su kat! Ömer bin Abdülaziz hazretleri, Emevî halifelerindendir. Öyle âdil idi ki, "İkinci Ömer" diye meşhur olmuştu. Zaten Hazret-i Ömer'in oğlunun torunu oluyordu kendisi. ● Şöyle […]

MOLLA FENÂRÎ

Abdüllatif Uyan Şahitliğini kabul etmedi Osmanlı Devletinin ilk Şeyhülislâm’ı ve büyük veli Molla Fenâri hazretleri, Bursa’da kadı iken bir dâvâda Sultan Yıldırım Bayezid Hân’ın şâhitliğini dahi kabul etmemişti. Sultan Bayezid: […]

Emir Sultan -3-

Abdullatif Uyan Beni de alın yanınıza Emir Sultan hazretleri, manevî bir işaretle yola çıktı Medine'den. Gökyüzünde üç kandil belirmişti. Bu kandilleri takip ederek yol alıyordu mübarek velî. Anadolu'ya gidiyordu. Bir […]

Emir Sultan -2-

Onların bakışları devadır Bursa’da medfun bulunan Emir Sultan hazretlerinin Yahya Halife adındaki bir talebesi şöyle anlatıyor: Ben, gençliğimde ne zaman ‘Şu yerde bir veli var’ diye duysam, hemen hizmetine koşar […]

Emir Sultan

Yirmi kişiye, yedi yüz kişi Penç kalesi, müminler tarafından muhasara edilmiş (kuşatılmıştı) ki, yirmi mücahit azık getirmek için biraz uzaklaştılar. Az sonra önlerine düşman askeri çıktı. Hem de yedi yüz […]

Seyyid Ahmed Bedevî

Tek bir nazarla Seyyid Ahmed Bedevi hazretleri, yanına gelenlere, konuşmadan önce bir kere teveccüh eder, ne kadar cahil biri de olsa, o nazar’la bütün dereceleri geçirirdi. Yani senelerce riyazet çekilerek […]

Hasan Dede

Herkese iyilik edin! Hasan Dede, Balıkesir’de yaşayan velilerdendi. Dinî suallere kitaba bakmadan cevap vermezdi. “Bunun hikmeti nedir?” diye sordular. Buyurdu ki: “Dinden söz söylemek, mesuliyetli bir iştir. İyi bilmediği bir […]

Hasan bin Alî Askeri

Biz oyun için mi yaratıldık? Hasan bin Ali Askeri hazretleri, çocukluğunda yolun kenarında oturmuş ağlıyordu. Bir kimse onu görüp diğer çocuklar gibi oyuncak için üzülüp ağladığını zannetti. Yanına yaklaştı. “Sana […]

Halife-i Kızılayak

Yetiş yâ pîr! Son devir Türkistan velilerinden Halife-i Kızılayak (rahmetullahi aleyh), Zahir Şah zamanında gözleri görmez olmuş, tedavi için Kabil’e gitmişti. Şehre vardığında, onu bizzat Zahir Şah karşıladı. İltifatlar etti. […]

Muhammed Hâdimî

Padişah merak etti Padişah Birinci Mahmud Han, bu zatı çok merak etmişti. Onunla tanışıp görüşmek için İstanbul’a davet etmeyi düşündü. Konya Valisi Ali Paşa idi. Ona bir davetname gönderdi. Ali […]

Yâkût-i Arşî

Kuşla konuşuyordu Yakut-i Arşi, insanlara olduğu gibi, hayvanlara karşı da çok merhamet sahibiydi. Kuşlar ve diğer hayvanlardan bazıları gelerek, ona bazı şeyler sorarlardı. Ne söylediklerini anlardı. Onlara yardım ederdi. • […]

Adiyy bin Müsâfir

Bir anda hafız oldu Adiyy bin Müsafir hazretleri, Osman ibni Affan hazretlerinin evladından bir veli’dir. Ona vahşi hayvanlar bile dokunmazdı. Duasıyle sükûnet bulurdu/durulurdu denizdeki korkunç dalgalar. • Bir gün hizmetçisine […]

Ahmed Kuddûsî Efendi

Komşusu ateşperestti Ahmed Kuddusi Efendi (rahmetullahi teâlâ aleyh) Niğde’nin Bor kazasında yaşadı ve orada vefat etti. Bu zatın bir komşusu vardı. Maalesef ateşe tapardı. Büyük veli, ona İslamiyet’i teklif etmek […]

Mâlik bin Dînâr

Evliyayı üzenin hâli Malik bin Dinar hazretleri, büyük velilerden olup Basra’da vefat etmiştir. Bir gün çok hasta olup halsiz düşmüştü. Bakacak kimsesi de yoktu. Ancak çarşıya çıkıp bazı şeyler alması […]

Ma’rûf-i Kerhî

Sadık kul ol Maruf-i Kerhi hazretlerine bir genç gelip; “Allah’ın sevgisine nasıl kavuşurum hocam?” diye sordu. Büyük veli dinledi. “Ona sadık kul olmakla” buyurdu. Ve onu alıp padişahın kapısına götürdü. […]

İbrahim bin Edhem

Devemi arıyorum Belh Sultanı İbrahim bin Edhem hazretleri, tahtında uyurken, tıkırtılar duyup uyandı. Dama çıktı. Birini gördü. “Hey, kimsin sen, damda ne arıyorsun?” diye sordu. O kişi “Devemi arıyorum” deyince; […]

Sultan Veled

Kalbim marifetle dolu Konya’da yetişen velilerin büyüklerinden Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri, ortanca oğlu Sultan Veled’e bir gün: “Ey oğlum! Benim dünyaya gelmemin sebebi, senin dünyaya gelmen içindir. Kalbim, Allah-ü Teâlâ’nın […]

Abdülhakim Arvasi

Bir teveccüh etsin de… Abdülhakim Efendi’nin sevdiklerinden Tahir Efendi şöyle anlatıyor: Bir gün Efendi’ye gitmiştim. Yolda kendi kendime; “Biz ne kadar uğraşsak da tasavvufta yükselemeyiz” diye düşündüm. Sonra da; “Gidince […]

Abdülhakim Arvasi

Büyük İslam âlimi ve büyük evliya Abdülhakim Arvasi hazretlerine bir gün sorarlar: “Muvaffak olmak için ne yapalım efendim?” Büyük zat cevaben:

Mezhep İmamlarımız

AHMED BİN HANBEL Sana müjdeler olsun Mezhep imamlarımızdan Ahmed bin Hanbel hazretleri, talebeliği sırasında bir grup kimseyle bir su kenarında bulunuyordu. Onlar, soyunup suya girdiler. Ama o girmedi. Zira bir […]

İmâm-ı Âzam Ebu Hanîfe

Bu rüyanın tabiri nedir? İmâm-ı âzam Ebu Hanife hazretleri, bir gün odasında uyurken Resulullah Efendimizi gördü rüyasında. Sabah uyanınca, İbni Sirin hazretlerine gidip rüyasını anlattı ve “Bu rüyanın tabiri nedir?” […]

Merkez Efendi

Eşyalarla birlikte yere yıkıldı Merkez Efendi hazretleri, Osmanlılar devrinde yetişen bir veli’dir. Adı Mûsa ise de, bu ismiyle bilinir. Küçük yaşta başlar ilim tahsiline. Aklı, fikri, zekâsı… İlme karşı hevesi […]

Ferîdüddin Genc-i Şeker

Tam koparacaktı ki… Feridüddin Genc-i Şeker hazretleri, devrinin bir tekiydi. Henüz doğmamıştı ki kerametleri görüldü. Şöyle ki: Annesi ona hamileydi. Komşusunun erik ağacına uzandı bir gün. Bir tane “erik” koparıp […]

Mevdud-i Çeşti

Kardeşin ölmedi, hayatta Hindistan evliyasından Ahmed bin Mevdud Çeşti hazretlerinin talebesinden birine “Kardeşin öldü” diye haber geldi köyünden. Çok üzüldü buna. Geldi bu zatın huzuruna. “Hocam, kardeşim vefat etmiş. İzin […]

Ahmed Namıki Câmî

Önce içki içerdi Ahmed Namıki Cami hazretlerinin, gençliğinde kötü arkadaşları vardı. Her gün içki içiyorlardı. Âdet etmişlerdi bunu. Bu maksatla kırk adet küp alıp bir mahzene dizmişlerdi ki kırkı da […]

Behaeddin Zekeriyyâ

Îsa Nebi gibi yap Behaeddin Zekeriyya, Hindistan’da yetişen velilerdendir. Bir gün biri geldi yanına ve “Hocam, durduk yerde hakaret edenler oluyor. Bunlara karşı ne yapmalıyım?” diye sordu. Mübarek zat: “Îsa […]

İbrahim Havvas

Âmir nasıl olur? İbrahim Havvas hazretleri, Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin talebesidir. Bir gün birlikte Hac yoluna çıkarlar. Çıkmadan, üstadı sorar: “İbrahim! Yol boyunca, birimizin emir olması lazım, sünnettir. Hangimiz Emir olsun?” […]

Alî Râmîtenî

Sizin gibi olmak istiyorum Ali Ramiteni hazretleri, İslam âlimlerinin en büyüklerindendir. Dokumacılık yapıyordu. Bir gün evinde hiç yiyecek kalmamıştı. Misafir gelse, ikram edecek hiçbir şey yoktu. Nitekim de misafiri geldi […]

Süfyan-ı Sevri

Anne karnındayken Süfyan-ı Sevri hazretleri, Tebe-i Tabiinden bir mübarek zattır. Hiç abdestsiz gezmez, ölümden söz olunca, korkusundan takatsiz/ güçsüz kalırdı. Annesi, buna hamileyken komşunun turşusunun tadına bakmıştı biraz.

Ebu Müslim Havlânî

Eski velilerde keramet olurdu Şam’da vefat eden velilerden Ebu Müslim Havlani hazretleri, bir gün sevdikleriyle bir bahçede sohbet ediyorlardı. O ara biri geldi. Bu zata döndü.

Ebül Hasan-ı Harkânî

Devrinin kutbu olur Ebül Hasan-ı Harkani hazretleri, büyük velilerden olup Harkan’da dünyaya geldi. Uzun boylu, heybetliydi. Gözleri iri, yüzü nurluydu.

Hazret-i İkrime

Cennette yerin nasıldır? Büyük âlim İkrime hazretleri hakkında “Hazret-i İkrime Basra’da bulundukça, Hasan-ı Basri vaaz etmekten ve fetva vermekten çekinirdi” demişlerdir. Büyük Hadis âlimiydi. Pek çok hadis bildirdi. Biri de […]

Zünnûn-i Mısrî -İlahî bir ikaz-

Zünnun-i Mısri hazretleri, bir gün dere kenarında abdest alıyordu ki biraz ötede bir kadın ilişti gözüne. Bir kerecik ona baktı. Sonra kapattı gözünü.

Behlül Dânâ -Devemi kaybettim-

Behlül Dânâ hazretleri, Harun Reşid zamanında yaşamış bir Allah dostu’dur. Bu zatı seven bir kişi, İslam’a uymazdı.

Bişr-i Hafî

Neden yalınayaksınız? Bişr-i Hafî hazretlerine “Bu dereceye ne ile yükseldiniz?” diye sordular. “Bir şeyle” buyurdu. “O nedir efendim?”

Seyyidet Nefîse

Hocam çok hastadır Seyyidet Nefise (rahmetullahi aleyha), takvası meşhur, duası makbul, mübarek bir hanımdı. Bir gün İmâm-ı Şafii hazretleri hasta oldu.

Kartal ve bohça

Seyyidet Nefise hazretleri, bir Evliya hatundur. O devirde fakir bir kadın vardı. Dört kızı, hafta boyu iplik eğirir, bu da onları pazarda satar, böylece geçinip giderlerdi.

Veysel Karânî

Tabiinin en yükseği Veysel Karani hazretleri, Resulullah Efendimizi (aleyhissalatü vesselam) görmeden sevmiş ve Tabiinin en yükseği olmuştur. Harem bin Hayyan şöyle anlatıyor:

Alî Semerkandî

Gök kapısı açıldı Ali Semerkandi, Ankara’nın Çamlıdere beldesinde yaşayan bir velidir. 1457 de aynı yerde vefat etti. Bir gün şunu anlattı cemaatine: • “Bir kişi, Peygamber Efendimizi gördü rüyasında. Huzurunda […]

Behaeddin Veled

Sultan-ül ulema Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretlerinin babası olan Behaeddin Veled Hazretleri, Evliyanın büyüklerindendir. Rivayet edilir ki:

İbrahim Gülşenî

Sadaka belayı önler Zamanın sultanını, bir gece rüyasında, iri yarı siyah bir kimse, kendisini öldürmek kastıyla, kılıçla saldırdı. Tam öldürecekti ki İbrahim Gülşeni hazretleri hızla geldi.

Şakik-i Belhî

Şakik-i Belhî Hazretleri’nin sevdiklerinden çok zengin biri vardı.Bu, bir gün geldi bu zatın huzuruna. Selam verip edeple arz etti: “Efendim! Bir istirhamım olacak.”                   […]