Camın Ardındaki Kadın

Ahmet Mahir Pekşen Yıldırımlar coştu yer ıslanırken, Şimşekler kararan gökleri yardı, Ne zaman yağmurlar çılgınca vursa, Bu camın ardında o hep ağlardı. Yağmur ve karanlık yıllardan beri, Sarmaş dolaş gelir […]

Bekleyen Adam

Ahmet Mahir Pekşen Yüzüne imza atmış çizgilerle kederi, Yeminlerle inkâra kalkışsa da inanmam. Bir zalim sevdiği var, bakmayan dönüp geri, Aşkı kalbinde gizli, kara sevda bu adam. Bekliyordu her akşam, […]

Buruk Son

Ahmet Mahir Pekşen Ve kadın gidiyordu, aklında bin bir soru, Gidiyordu meçhule hem de sessiz sedasız, Bunca yıllık vedası buruk sonlar bitiyor, Ayrılıyordu işte, şehirden elvedasız. Kısa bot, beyaz kazak, […]

Mor Kaşkol

Ahmet Mahir Pekşen Ve kadın gidiyordu, aklında bin bir soru, Gidiyordu meçhule hem de sessiz sedasız, Bunca yıllık sevdası, buruk sonla bitiyor, Ayrılıyordu işte, şehirden elvedasız. Kısa bot, beyaz kazak, […]

Eylül Pazartesi

Ahmet Mahir Pekşen Sana yazdığım şiir, harf harf bedduadaymış, Kelimeler, cümleler, intihara adaymış, Gülen yüzün önünde, kin kusan arkadaymış. Geri ver, benimleyken duyduğun kuş sesini, Ömrümün heba olan her bir […]

Sarhoşun Saygısı

Namaz sonlarında dua ederken aklıma zaman zaman bir sarhoş çehresi gelir. Sanki bana, “o kadar emin olma…” der.

PERDE

Tutuyor tüm kâinat şu anda nefesini,
Kalbim kırmak üzere göğsümde kafesini.

AŞK ve İNAT

O’nu çok özlemişti… Öyle çok, her şeyden çok,

GAZ LAMBASI’NIN ŞARKISI

Ahmet Mahir Pekşen -Işığın Resmi- Yoğun bir gaz kokusu, Işık soluk mu soluk, Hatıralar akıyor hayalimden, Oluk oluk, Tavanda dans eder mazi, Bu olsa gerek mutluluk. Gaz lambası deyince meşhur […]

İBİBİK BESTESİ

Ahmet Mahir Pekşen Yıldızlara bakmayalı yıl olmuş, Ay sitemkâr, dedi “Sana darıldım” Kaçtım şehrin çılgın ışıklarından, Gökyüzünde laciverde sarıldım. Sabahları dağdan almak güneşi, Akşamları kızıl ufka bırakmak. Ağustosböceği solo yaparken, […]

ŞİİR KADIN

Ahmet Mahir Pekşen Şimşek bir kez daha yırttı gökleri, Kadın, bakışını buluta dikti, Gülüşü yüzünden gitmeden henüz, Güzel gözlerinde yaşlar birikti. Yağmurlar yağarken gitmişti küsüp, Çekip duruyordu saç uçlarını, Buğulu […]

IHLAMUR

Ahmet Mahir Pekşen Ihlamur gölgesinde içmiştik çayımızı, Ihlamura dost diye şimdi çaya da küstüm. Saçından kement yapıp tutmuştuk ayımızı, Güneşe yenik düştü, artık aya da küstüm. “Ihlamurlar açmasın” desem dinler […]

TİNERCİ

Ahmet Mahir Pekşen Kürsüde ses değişti, sizler artık susunuz, Açın pencereleri, konuşan kâbusunuz. Denizinde boğulun döktüğüm kanlı terin, Yılan dişlemiş gibi korkunç korkunç ürperin. Siz yazdınız derime bu romanı jiletle, […]

AŞK

Nazdır, cilvedir bazen, bazen de küskünlüktür, Aşk bu çilesiz olmaz, tatlısı üç günlüktür, Hasreti yoğun aşk ki; işte o aşk büyüktür. Kim demiş, aşkın yolu, dikensizdir, dümdüzdür, Âşıklar faniyse de, […]

SAYIKLAMA

Vampir, can damarıma saplıyorken dişini, Görüyorum kapıdan birinin girişini, Kim bu giden, adam mı, peri mi, yoksa cin mi? Niçin gelmiş yanıma, hayır mı, şer için mi? Alnımı tutanların elleri […]

BAHADIR

BAHADIR (I) Görmez misin milleti, umut sende, göz sende, Herkes bir şey söyledi, kürsü sende, söz sende, Ufukta güneş dursun zamana bir düğüm at, İşte senin altında Fatih’te gördüğüm at, […]

TÜRK BAYRAĞINDAN MILLET’E

Gökten ay yıldız iner, ben gönderde dururum, Tek bir Türk sağ kalmışsa ben o kalpte vururum. Şanlı bir mazi elbet, elbet benim gururum. Hun benim, Göktürk benim, Uygur’um Harzemşah’ım. Milletime […]

RABBİME ARZ

Rabbim kelimeler ver, seni yazabilecek, Gönlüm bir evren olsun, beynim semaya mercek, Zerrenin sözlerini duyabilsin kulağım. Manevi âlemlerden, boş dönmesin ulağım. Işıktan harfler göster inancıma can veren, İlham perisi gelsin […]

TÜRK BAYRAĞINDAN MİLLET’E

Gökten ay yıldız iner, ben gönderde dururum, Tek bir Türk sağ kalmışsa ben o kalpte vururum. Şanlı bir mazi elbet, elbet benim gururum. Hun benim, Göktürk benim, Uygur’um Harzemşah’ım. Milletime […]

Mangal-Mutluluğun Sıcaklığı

Kızıldan maviliğe dönüverince yalın, / Kor, eline emanet tunçtan zarif mangalın. Mangal denince aklıma köz gelir. Köz denince de şu küçük ama oldukça büyük anlamlar taşıyan hikâye: Şehrin birinde bir […]

PERDE

Gezdim hatıralarda, hayatın özetini, Yaşadım ilk sevdamın, o mayhoş lezzetini. Bir yanda utangaçlık, bir yanda onun nazı, Birkaç kez görsem mutlu geçirdim derdim yazı.

Babam Elimden Tutsa

“Yine dönsem maziye, Babam elimden tutsa Annem örtse üstümü, Öpse, öpse, uyutsa….” Babam “Mestan” adını takmıştı kedimize. Bu yüzden ondan sonra da gördüğüm her kedinin adını Mestan sandım.

Sivas, Divriği Ulu Camii’nin Söyledikleri…

Büyük bir eserin önündeyiz; Batılı sanat adamlarının “Anadolu’nun Elhamrası” diye övgüler düzdüğü bir eserin… Hatta bizim de bu benzetmeyle Elhamra’nın övünmesi gerektiğini düşündüğümüz şaheserin önündeyiz.

Sonsuzluğun Sığdığı Küçüklük

Zerre; halkın tarifiyle, en küçük varlık. “Düşünmezler mi?” diyen ilahi vahyin ikazı ile düşündüm zerreyi… O zerre ki; kâinatın özeti. Küçüklüğe sığdırılmış büyüklük. O zerrenin içinde fırtınalar kopuyor, depremler oluyor.

Bana Bir İstanbul Çiz

Olur olmaz düşünme, bakma nasıl, niçin ‘e. Bir avuç lacivert kat, umutların içine, Bir güneş çiz, ışığı, vursun, Acem’e, Çin’e… Çiçekli bir ıhlamur, koca yapraklı ceviz, Sonsuz renk, sonsuz tonla […]