Muhammed Ali

Spor salonunda, duvar boyu bir poster: Antrenmanın her saniyesinden nefret ediyordum. Fakat kendime hep “Dayan!” diyordum. Bugün çalışacağım ve ömrümün sonuna kadar, bir şampiyon olarak yaşayacağım. Gelmiş geçmiş en büyük […]

» Read more

Atın tekerlekleri

Tekerlekli at olabilir mi sizce? ….. Bir televizyon programında gördüğüm kediye tekerlek takmışlardı. Çünkü ölümcül bir kaza geçirip arka bacaklarını kaybetmiş, bir hayvan sever ise o kediciği bırakıldığı yere mahkûm […]

» Read more

Ezan, Kur’an ve Mehter

Yahya Kemal (1884-1958) diyor ki: “Revan Köşkü’nde gezerken kulağıma derinden bir Kur’ân sesi geldi. Birdenbire İslâm mimarîsini tam mânâsiyle gördüm. Çünkü İslâm mimarîsinin içinde bir ruh gibi muhakkak rahle başında […]

» Read more

Sen İstanbul Olsaydın

Sen İstanbul olsaydın; Ben, sende konacak bir dal bulamayan martı gibi çığlık çığlığa atardım kendimi denizlere! Sen İstanbul olsaydın… Sen İstanbul olsaydın, aşka doğru… Bürünüp sevda rengine, dursaydın gurubun önünde […]

» Read more

Dîvanyolu kuyumcusu

Nişaburlu bir ilaç ve esans satıcısı (attarın) oğlu olan Feridüddin-i Attar hazretleri var. Evliyanın büyüklerindendir. Din, ilim ve medeniyet düşmanı Cengiz’in Moğol sürüleri, nice âlim gibi onu da katletti. Bu […]

» Read more

Voleybol nasıl oynanır?

(Voleybol sevme işidir…) Bizler, aslında sisler içindeydik; pek kural bilmiyorduk. Yürüyeceksek çok kestirme yollar, çizeceksek dümdüz çizgiler vardı önümüze… Oyunu da, oyunculuğu da; ne öğrendiysek, ne anladıysak, hep sonradan öğrendik, […]

» Read more

Çal aklımı başımdan

Sağanağa tutulmuş araba tozu gibi süzüldü gece… Karanlık aşağı aktı; Biz, yukarı çıktık!.. Aklını başından aldığı kuşları, çılgınlar gibi söyletecek bir sabaha erdi yolumuz şimdi, baksana; şakıır şakır ışık dökülüyor […]

» Read more

Kütük

Su, akar; İki yamacın arasından… Akan suyun şu yanında, koca bir dağ yükselir; Bir dağ ise öte yanında… ♥ ♥ ♥ Su; “şimdi”dir… Gürül gürüldür bazen, bazen şırıl şırıldır; berraktır […]

» Read more

Çöl bitti!..

Bıraktığın yerdeyim, toprağa diktiğin bir çınar fidanı gibi. Büyüyorum, içime ve dışıma doğru… Bıraktığın yerdeyim; Çünkü, seni seviyorum!..

» Read more

Gölgeni Gördüm

(Ben, saymayı Arnavut kaldırımlarında öğrendim) Siniyordu şehir ve sis gibi yumuşacık ama kararlı bir şekilde iniyordu akşam… Akşam iniyor, şehir siniyor ve her şey siliniyordu sanki!.. Sayısız evler vardı rengârenk, […]

» Read more

At kimin?

El atına binen çabuk iner, derler. Peki ya inmezse ne olur? El atının gittiği yere gider ki, bu durum faciadır! ♥ ♥ ♥ Arabanıza aldığınız yolcuya; “ben şuraya doğru gidiyorum” […]

» Read more

Zaman, yok aslında!..

Zaman filan yok aslında! Bir ben varım bir de sen, sonra da diğerleri… ♥ ♥ ♥ Zaman yok; sevgi var, ışık var, gündüz var, beyaz var; bir de bunların zıddı!

» Read more

Ateşe ‘düş’tüm

Ateşe düşer pervaneler… Ama pervaneler ateşe düşmeden; ateş düşmüştür içlerine!.. Ateş, pervanelerin içine düşer; Ve pervaneler, ateşe!.. Ateşe düştüm… Ateşe düştüm, şuna karar veremediği gün zaman: Yanan hangisidir; Pervane miii, […]

» Read more

Yakamoz

Bir yandan geç kaldıklarını düşünüp, diğer yandan sessizce yatmaya hazırlanırken; “Muhakkak gel, yakamozları bulduk!” mesajı geldi ablamdan. “Yataktan çıkıp gelmeye değer mi?” yazdım ama cevabı beklemeden dışarda buldum kendimi. Blokları […]

» Read more

Bir tohum at

Bir tohum at! Attığın tohumu ister unuut, ister unutma. Sonra bir tohum daha at; ister sulaa, ister sulama!.. Ardından bir tohum daha at. Bir tohum daha at sonra, bir daha, […]

» Read more

Baloncu

Baloncuya sorsanız şöyle der: Balonlar sanır ki, ben onların uçurucusuyum! Zannederler ki; onları elimdeki iple havaya iter, yükseklerde tutarım… Ben olmasam uçamayacaklarını sanırlar…

» Read more

Sanatın Padişahları

Padişahları “padişah” kılan özelliklerden biri de, sanatkâr olmalarıydı. Düşünün, bir şehzade doğuyor… O yavru, neredeyse sütten kesilir kesilmez; “Harem” isimli derin mektepte, özellikle de eğitmek üzere eğitilmiş hanımefendilerle vakit geçirmeye […]

» Read more

Pusula

Bir gün, mutlaka bir pusula geçmiştir eline, veya mutlaka bir pusula geçecektir… Bundan “adın gibi” emin ol!.. ♥♥♥ Ama ilk önce şunu kabul etmeliyiz: PUSULAYA BAKANLAR, ONUN KENDİLERİNE NE GÖSTERDİĞİNİ […]

» Read more

Bir Gülüş Dilencisi

Bu gün… Bir tek gülücük gönder bana. Avucuma koyarken gülüşünü, sıcacık; tanımaya çalışmayacağım seni, senin beni bildiğin kadar. Söz, sormayacağım; ismin ne, kimsin ve neredensin?.. Belki… Belki sadece tutunacağım bakışlarına, […]

» Read more

Kuşlar

Bahar; yeryüzünün ve börtü böceğin uyandığı, tohumun filizin canlandığı zamanlar… Ve kuşlar; hepsinde telaş, tarifsiz heyecanlar. Önce eşini seçiyor kuşlar, sonra dallar arasındaki en uygun yeri belirliyorlar.

» Read more

Sen Tutmazsan

Büyük veya küçük, süslü ya da cilasız bir desti var elinde… Ve yolların üstünde sıraaa sıra çeşmeler… Her desti, bu çeşmelerden dolacak… İyi de; ..hangisinden dolacak… Ve, kim tutacak onları […]

» Read more

Acaristan

Hani bazen o kadar aç olursunuz ki, iştahınız kapanır… Bazen de uykusuzluktan uyuyamazsınız… İşte şu an, benzer bir ruh hali içinde, yazamıyorum; yazılacak şeylerin çokluğundan!..

» Read more

Gölge

Çünkü sen Bana bakınca Benimle birlikte, “ardımda olanı görüyorsun.” Bazıları bana bakıyor, gölgeme bakıyor hatta eğilip ardıma bakıyor ama hep beni görüyor… Yazık!

» Read more

Pazıl

Koskocaman bir pazıl düşünün. Hani, ne olduğunu anlatmak için ismine “yap-boz” da dediğimiz… Bir “bütün”dür bu oyuncak fakat bütünü de küçük parçalardan oluşan… ♥ ♥ ♥ Öyle büyük bir pazıl […]

» Read more

Köprü

Su, akar; İki yamacın arasından… ♥ ♥ ♥ Akan suyun şu yanında, koca bir dağ yükselir; Bir dağ ise öte yanında…

» Read more

Kaldırımda satılan madalyalar

Çocuk Dergisi’nde işe başladığım zamanlar… Ne çok yürürdü o zamanın insanları, biz de yürürdük. Yanılmıyorsam o gün de Fatih’ten Cağaloğlu’na gidiyordum; Şehzadebaşı, Beyazıt, Sahaflar Çarşısı, Kapalıçarşı, Nuruosmaniye, Cağaloğlu güzergâhını kullanarak…

» Read more

Seni Beklerken

Dönen kuşlar indi çoktan göçtükleri yuvalarına…Karıncalar deliklerini ve arılar peteklerini başladı doldurmaya. Mevsim, yaslandı yani bana doğru, hissediyorum. Anladım ki; artık, geliyorsun..

» Read more

Şa kaa cıııı!

Hanımlar yürürken, yabancı biri: “Kuş pislemiş” deyip yanlarından geçti. Hepsi de irkilip, korkuyla bakıştılar. Ve en kısa zamanda bir kuytuya sokulup, her yerlerini incelediler. Ancak içleri rahat ettikten sonra; “Sanırım […]

» Read more

Maaovvv!

Arabamıza yürüyorduk. Meydanın kenarına park etmiş kamyonetin yanında inanılmaz bir patırtı koptu. Bu kapalı kasada beygirler mi vardı yoksa kaplanlar mı hapsedilmişti… Düşünecek zaman kalmadan, alt kısımdan yere kocaman, sarı […]

» Read more

Adını bilmeden sevdim

Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü… Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim. Ve, “yar”lığa süzülüşünü.

» Read more

Balıkçı!..

Yanılıyorsun; Ben değilim, tutulduğun!.. Yanılıyorsun; Damağın ile dimağın arasında, fark; vaaar!.. Hiçbir balık; Alık gibi bir tek olta yutmadı!.. Ve hiçbir zaman bir tek iğne bir tek balık tutmadı!..

» Read more

İğne, iplik, sopa, altın

Zamanın hükümdarına demişler ki; “Efendim bir adam var, size gösteri yapmak istiyor.” “Öyle mi, peki neymiş bu adamın hü- neri?” “İpliği öyle bir atıyor ki, şu kadar arşın ötede duran […]

» Read more

Sadaka taşları

Torunları olmakla şereflendiğimiz dedelerimiz, insanlar tarafından bilinip övülmeyi umursamadıklarından; bazı güzel işlerinin kaydını bile tutmamışlar…

» Read more

Gök Yakut

Sonunda aşk, incecik bir kök salıverir içime; Sıcacııık, acır içim!… İnci dişli tilkiler dişler artık; içine hapsolduğun her hücremi…

» Read more

Sabunlar ne işe yarar

Ya uzaktan görünce hoşumuza gider veya marka takip ederek alacağımız sa- bunu buluruz. Çoğu zaman da birileri tavsiye eder: Aman şu sabun çok güzelmiş. Arkada- şım kullanmış, sen de al […]

» Read more

…ardından

Tren kalktı! .. İstasyon booş, vakit; gece yarısı… Ben, “seni” kaçırmışım! .. ….. İçi bensiz trenlerin yolunda mı gözlerin? ..

» Read more

Kâğıda ekilen harfler

İyi düşünün ve cevap verin: Yaşadığımız çağın en değerli hazine- lerinden birisi nedir? Temiz, bozulmamış, orijinal tohum- dur elbette. Farkında mısınız; ileriki zamanlar- da bu cevherin kıymeti, hiç şüphesiz daha […]

» Read more

Ayak izleri

Süleyman Seba, kendi “tarzı” ile yaşamış ve spor dünyasına “böyle de olunabileceğini” göstermişti. Kesinlikle akıllarda kalacak bir kişilik…

» Read more

Çekirge Çetin

Adamın biri bir marangoza gider ve eni 10 cm, yüksekliği 10 cm, uzunluğu ise 20 metre olan bir sandık yapmasını ister. Marangoz kafasını kaşır, kaşır; – Yahu, Yaparım Yapmasına da, […]

» Read more

Dünyama

Sımsıkı sarılıydık birbirimize, ikimiz… Sımsıkı sarılmıştık birbirimize,,, ama; Benim kollarımla!..

» Read more

Çılgınlığın kısa tarifi

En büyük çılgınlık, derler… Her gün aynı şeyi yaparak, farklı so- nuçlar beklemektir!.. Bu cümle, bir dünya şifresidir ve her ülkenin başaranları tarafından bilinir. Üstelik hayattaki her şey için de […]

» Read more

Sarı güvercin

O gün… Seni göremediğim o gün, önüne koyamadığım / ellerine veremediğim gülleri gönderdim sana; Canına diken batmış sarı bir güvercinle!..

» Read more

Söylenemeyen

Her zaman fazla oldu söyleyemediklerim,söyleyebildiklerimden!.. Her zaman; bir bilinmez lisandaki çözülmez şiirleri koklayıp, hissettirmeye çalıştım sana…

» Read more

Yalaktaki karıncalar

Muhteşem bir gün… Köyleri birbirine bağlayan yollardayız, süslenmiş bayram çocukları ve mey- danlardaki kahvelerde bayramlaşan adamlar… Evreşe’den girdik, Malkara yakınların- da ana caddeye çıkacağız. Gökler masmavi, yerler yemyeşil ve ufuklara […]

» Read more

Merhem

Avuçlarımdı… Ve parmaklarımdı… Ve dudaklarımdı yanan… Aaahh; feryâdedip koştum deliler gibi, ama yoktu deniz!..

» Read more

Muhtar Çakmağı

Bir muhtar çakmağının pamuğu neyse içinde; Sen de içimde osun!… Belki ben bir muhtar çakmağı kadar eski değilim; Ama sen benim içimde bir muhtar çakmağı pamuğu kadar eskisin…

» Read more

Minare tutmak

Çocuğum, oruçluyum ve güneş İstinye sırtlarına değdi değecek… Ben İncirköy camisinin Paşabahçe yö- nünde kalan fırında, pide kuyruğun- dayım. Benzi süzülmüş insanlar benle birlikte beklemede. Kızgın fırından ara sıra birkaç […]

» Read more

Gönül Gözü Neylesin

Yoktun ki baktığım hiç bir yönde…Hiç dolanmadı bir kuşak gibi aynı anda aynı rüzgar; ikimizin beline… Hiç… Ama hiç tuzu karışmadı; Gözyaşlarımızın! .. 

» Read more

Mutfaktaki sır

Çoğu erkeğin mutfaktan ödü kopar! Çünkü orada, kendilerini çaresiz hissederler. Bu esrarengiz alanda hazırlanmış yemeklere ise inana- mazlar. Annelerin vazgeçilmezliği ve çok erkekte bulunan, hanımlara baskın çıkma gayretinin sebebi; bu […]

» Read more

Afiyet olsun!..

Bir sofra var önünüzde. Çorbalar, haşlamalar, soteler; kızartmalar, kebaplar, köfteler… Omletten pastaya kadar her çeşidinden yiyecek…

» Read more

Rahim Er’in tweeti:

Odasına girdiğim Rahim Ağabey dergiyi gördü, inceledi. “Hemen koş, az önce köşe yazımı verdim. Ahmet’e (Demirbaş’a) söyle ve yazımın sonuna Divanyolu Dergisi ile ilgili ne istersen, ne kadar istersen yaz, […]

» Read more

Veda

28 Şubat 2013 Perşembe, Türkiye Gazetesi Her biri kendi ağacında uyuyan kuşlar gibiydik.

» Read more

AYAKÜSTÜ SOHBETLER

  YAVUZ BAHADIROĞLU,  MUAMMER ERKUL (Özellikle tarihî romanlarıyla tanınan Yavuz Bahadıroğlu ile karşılaştığımız Ali Emirî Efendi Kültür Merkezi’nde ayaküstü bir sohbete başlıyoruz.) – Çünkü tasvir okumaya sabır yok. İnsanları televizyon o hâle getirdi ki; […]

» Read more

DENİZİN ALTINDA YAZDIĞIM DEFTER

6 Kasım 2013 Çarşamba, saat 13.20. Hüdâî Yolu’ndayım… Şu an Üsküdar’dan bindiğim trenden indim. Yukarı çıkıp “Hüdâî Yolu” konusu ile yayın hayatına başlayacak olan DİVANYOLU dergimizin çalışmalarını yapacağız…

» Read more

Kar taneleri

Kar yağıyor; uçuşan, konan, yapışan, savrulan, yığılan, dökülen karlar. Nereye baksan kar, her taraf bembeyaz…Yağarken anlaşılmıyor aslında; kar nedir, nasıldır, neye benzer, nasıl davranır? Ona bakmak lazım, görmek lazım, varlığını tanımak lazım.

» Read more
1 2