Ne Çok Şey Aldım Ondan

Bir devi, lügatimdeki cüce kelimelerle nasıl anlatabilirim? Evet, bir dev: Gürbüz Azak! Zahirî cüssesiyle olduğu gibi edebî, fikrî varlığı ile de çok büyük. * Necip Fazıl’ı kaybettiğim zamanlarda teselliyi onda […]

KAR VAKTİ

Evin her yerinden geçen bir rüzgâr O senin gülüşün, boş odalarda. Bir şarkı tayfında ne çok sesin var Ne çok sarsılışım, hatıralarda. İşte bu masada yemek yemiştik, Sen ve ben… […]

PRENSES MUTLAKA

Gün vurunca dökülür kirpiğinin gölgesi, Atlastan duvarına, elmastan odasının. Şarkısını çağırır çoktan üşümüş sesi, Çocukluk günlerinin, imkansız sevdasının…

HİCAZ

Kim bilir ne haldesin, ben böyle yenilmişken, Seni hangi yağmurlar serinliğe vardırır? Belki avuçlarında bir yarım cumartesi, Belki de göz ucunda şarabı bitmiş kahır…

Manzum ve Mahzun

BİR Sevgilim gittin ve kent boşaldı. Hayat çekildi aramızdan. Gittin ve mavi bir damar eksildi avuçlarımdan. Şurada sebepleniyorduk ne güzel, gitmeseydin ya… Şurada bulutların bir ayrıcalığı vardı, ağlamanın bir anlamı. […]

HAZİRAN

Sussam haziran ölür affet cümlelerimi Beni bir akarsuyun hatırına bağışla. Esrik bir bulutum ben, bütün hamlelerimi Rüzgârına bağladım, çöz beni bir bakışla!

ÂTEŞÎN

Ateşten sözcüklerim dudağını yakacak Ellerinden düşerken mektubum dizlerine

Hoşça Kal

Unut beni bebeğim benim yolum mayınlı Tek başıma yolcuyum bu karanlık tünelde Eyvallah de gideyim trene binmem gerek Gözlerini yolumdan kaldır yoksa gidemem