Bedel

Yıldız Seçen Biliyor musun? Şu an seni dahi umursamıyorum… Hikaye bitmiş, altına kocaman bir SON yazıyorum… Yıldızlar sönmüş mü? Yarın parlar boş ver, bu gece bakma… Ay şavkını vurmuyor mu? […]

Aşk olsun

Yıldız Seçen Ben de biliyordum hiç bir şekilde benzemediğimizi, Yanına yakışmadığımı. Su ile ateşin bir araya gelemeyeceğini, Dağların yürüyemeyeceğini…   Ben de biliyordum yıldızlardan saçlarıma taç yapamayacağımı, Denizlerin suyunun içilmeyeceğini. […]

Babam ve ecel

Yıldız Seçen Tuvaletin önünde boylu boyluca uzanmıştı yere, ağzından burnundan kanlar akıyordu kesilmeksizin. Kendinden geçmişti babam… Annem “yetiş” diye haykırıyordu… Bir çarşafa sardılar, dördüncü kattan aşağıya sırtında indirdi dayım… Babamı […]

Tövbeye dur

Aşk seni defalarca sınayacak; Yüreğin şaştığı an, aklın da şaşacak…

Son Mektup

Söylediklerin jilet kesikleri attı ruhuma, ruh bedenden daha çok acıyor. İşte o zaman gözleri âmâ, dili lal, kulakları sağır oluyor insanın…

Büyük Hata

Her sene “nerede o eski Ramazanlar”, ahlanmaları ile bir sürü söz duyar, yazı okuruz…

Sevgiliye Mektup: Ayakların bana koşacak

Yıldız Seçen Sen beklesen de, beklemesen de bir kuş uçacak göğünde… Sen görsen de, görmesen de, bir bulut geçecek üzerinden, ıslanacak saçların yağmurla… Sen koklasan da, koklamasan da, çiçek açacak […]

Anneannem derdi ki;

Davası dünya olanın, dünyası da ahireti de helak olur; Davası ahiret olan da, dünyada da ahirette de huzuru bulur kızım…

Yok oluyorsun!

Arkasına bakarsa beni seviyordur diyordum, arkana hiç bakmıyordun.
Acıyordu canım…

Neden sorusu

Aynalara bakarsın, aynadakinin çizgisiz halini hatırlayamazsın, kalır fotoğraflarda…

Sevgiliye Mektup: Sen gidiyorsun

Gönlümün kafesini yırtarcasına bağırışlarımı dilime getiremiyorum. Nefesim kesilene kadar haykırmak isterken, içimin yangınlarını anlatamıyorum…

Ölüm diye bir şey

Biliyorum, yaklaşıyoruz her an. Biliyorum, oruçlu doğar insan, ölümün iftar sofrasına

Ali

Kimdir Ali?
Bitti dediğiniz yerde, yeniden başlamanın azmidir…

Adını pişmanlık koyacağız

         Yıldız Seçen Bir gün mutlaka bir yerlerde yeniden karşılaşacağız… Ne aradığını bilmeyenlerin konakladığı bir sabahçı kahvesinde. Unutulmuşlara ulaşan bir köy yolunda. Kimselerin bilmediği keşfedilmemiş koylarda… Sekiz […]

Olmaz!

Yıldız Seçen Darbe haberini duyduğumda söylediğim ilk cümle şu oldu: Olmaz! Ben askerim ağabeyim polis, benim yavrum asker kardeşim polis; olmaz, beni askerim ile kimse karşı karşıya getiremez… Oldurmaya çalıştılar, […]

Anneannem derdi ki;

Yıldız Seçen   Hiç kimse sana, senin kadar, kendini iyi hissetmeni sağlayamaz kızım… Yâda hiç kimse sana, senin kadar, kendini kötü hissetmeni sağlayamaz… Başkalarının, senin için ne söylediğinin, ne kadar […]

Sevgiliye mektup “Kitaptım”

Yıldız Seçen Ben seninle içinde bir sürü hikayeler barındıran, saman kâğıdına basılmış bir kitaptım. Bir sayfası sen, bir sayfası ben diye devam eden… Hikâyelerin hiçbirinde ne geçmiş, ne gelecek yoktu. […]

Sevgiliye Mektup: Hercâi

Yıldız Seçen Hercai ne demek bilir misin? Bilirsin elbet! Ya hikayesini? Çok uzun yıllar önce iki kır çiçeği birbirlerine aşık olurlar. Her bahar diğer çiçekler gibi onlar da açıp güneşe […]

Sevgiliye mektup “Sensizliğin adını depresyon koymuşlar”

Bu aralar çok garip haller yaşıyorum… Sürekli yemek yiyorum, iki kilo almışım hatta.Çok fazla çikolata çekiyor canım, kan şekerim düşüyor zannedersem. Sanki yıllardır uyumamış gibi sürekli uyumak istiyor, başımı yastıktan […]

Anneannem derdi ki;

Anneannem derdi ki; Bilmiyorsan korkarsın. Bilmiyorsan anlamazsın. Bilmiyorsan zor gelir Bilmiyorsan başına gelenlerin içinden çıkamazsın kızım… Korkularını yenmek için korktuğun her neyse öğren. Anlayamadıklarını anlayabilir olmak için öğren.

Benim çocukluğum “Elif”

Uzun kış akşamlarında anlatılan bir masal gibi bitiverdi 34 senelik varlığın… Ahh, sürmeli gözlüm! Kurtuldu dediler ardından teselliye gelenler.Ne anlamıştın, ne ağır gelmişti de sana; kurtuldu, gözü ile bakabildiler. Kim […]

Sevgiliye Mektup: Umutla ve sevgiyle

Çok yorgun ve kırgınım! Ne olanları kaldırabiliyorum artık ne olacakları gözüm kesiyor… Yıkılmış harabede açan bir çiçek ne kadar tutunabiliyorsa hayata, tutunmuşluğum o kadar köksüz… Dipsizim! Düşüyorum. Yamacından kopup uçuruma […]

Halep

Şimdi düşünün ki; üzerinizde çocuklarınızı kardan, yağmurdan koruyacak bir çatınız yok… Şimdi düşünün ki; “anne karnım acıktı” diyen yavrunuza verebilecek bir lokma ekmeğiniz yok… Şimdi düşünün ki; soğuktan üşüyen ayaklarını […]

Sevgiliye Mektup: Adını Koyamadığım Bir Masaldan

Tüm şiirler sana yazılmıştı sanki, bütün şairler sana âşık olmuş olabilir mi? Bütün izlediğim filmlerdeki baş rol oyuncularının kiminin gözleri, kiminin dudakları sana benziyordu, ama hepsi senin gibi seviyordu, kıyamadan […]

Sevgiliye Mektup: Hesabın Mahşere Kalmasın

Yaşanmışlıklara baktığımda oldukça kısa, yüreğime bakınca o kadar uzun bir sevda masalı idi seninle geçen zaman… Anlara sığdırdım mutlulukları, uzun uzun ağladım… Ne karşılık bekledim, ne yarın umdum, bir canım […]

Anneannem derdi ki;

Şu kısacık ömrüm bana şunu öğretti! Hayatında değer vereceğin insanları iyi seç kızım… Herkese elmasmış gibi yaklaş; sonrasında elmas mı, kömür mü olduklarını nasılsa onlar belli edecektir. Kömürü ateşe at, […]

Çıplak Ayakla Yürüme Vakti!

Çocukken korkuya dair hiç bir duygum yoktu… Ne karanlıktan, ne evde yalnız kalmaktan, ne yüksekten, sadece ve sadece köpekten korkardım… Büyüdüm, kocaman kadın ve dahası anne oldum… Çocuklarımın köpek korkusu […]

Öyle sevilmiyor ki sevdiğim!

Bağrından hançerlenmiş bu gazi milletin ferdi olarak, inanılmaz bir acı ve öfke duydum. Öyle boş zamanlara sığdırılmazdı sevda… Ben seni her ânımda isterim dedim, sen tüm zamanlarını istediğimi zannettin… * […]

Sevgiliye Mektup: Sakın Bir Daha Gitme

Bir kuş uçtu, bir balık ağlara takıldı, bir kedicik hemen büyümek için süt emdi annesinin memesinden… Bir vapur dumanını tüttürdü, bir tren düdüğünü öttürdü, bir tayyare hasretleri vuslata çevirmek için […]

Sevgiliye Mektup: Saçlarımı Sevişinin Hatırına

Hırçın, hatta oldukça sinirli biri olduğumu söylerlerdi, hep haksızlıktan derdim, kimse bilmezdi haksızlık olan ne, kimse bilmezdi istediğim hak ne? Sevilirdim illaki, illaki’si fazla, sevilirdim elbet, şimdilerde anlıyorum bunu. Ama […]

Sevgiliye Mektup: Hayal

Hani; özlem duyarsın, çok da istersin ama dokunamazsın ya, işte öyle… Hani, aslında ağlamalısındır, ama üzmemek için sevdiğini akıtamazsın yaşlarını, onlar da birikir ve birer yıldız olurlar göz pınarlarının başında, […]

Benim Çocukluğum (ISRAR ET)

İlkokul dördüncü sınıfa gidiyordum, okulumuz 23 Nisan hazırlıklarına başlamış, işe her sınıftan öğrenciler toplayarak başlamışlardı. Sibel öğretmenim bizim sınıfa gelmiş, gösterilere katılmak isteyenlerin parmak kaldırmalarını istemişti…

Sevgiliye Mektup: Sen Geldin Ya

Şimdi sen şehrime geldin ya! Bulutlar çekildi güneşin önünden, mevsim bahara döndü. Ağaçlar çiçeğe durdu. Hele kuşlar bir başka ötüşüp o daldan o dala kondular… Şimdi sen şehrime geldin ya! […]

Sevgiliye Mektup: Yersiz

Ben, kar altında kalmış salıncak ve kendi halinde, oradan oraya sürüklenen dibi delik sandal… İpi kopmuş gökyüzünde savrulan uçurtma ve gelen geçenin farkına bile varmadığı, büyük bir meydana dikilmiş taştan […]

Anneannem derdi ki;

Önce boş beyaz bir kâğıt vardı kızım! Ağladın üzeri karalandı, güldün karalandı. Kırıldın, kırdın belki de, karalandı… Bir parça ekmek verdin sokaktaki başıboş kimsesiz köpeğe, bir lokma simit attın denizin […]

Sevgiliye Mektup: Affedebilirim O Zaman

İnan! Affedebilirdim seni… Benden aldıklarını geri verebilirsen ve bana kattıklarını geri alabilirsen… Yüreğimi söktüğün günü yok kılabilirsen eğer… Elimi tutman gereken sebepleri olmamış, hiç yaşanmamış yapabilirsen ve elimi tutmayışını önemsizleştirebilirsen…

Anneannem derdi ki;

Abanın kadri yağmurda bilinir… Her şeyin bir değeri vardır da; ihtiyaç duyulduğunda anlaşılır, kaybetmeden de kıymeti bilinmez kızım… Sürekli yanımızda bulunana her elimizi attığımızda ulaşırız ve gözümüzde hiç bir değeri […]

Anneannem derdi ki;

Demir tavında dövülür kızım… Yapacağın iş ne olursa olsun, uygun zamanını bekle, sevgi başta olmak üzere, yaşanacaklar aceleye gelmez… Aceleyle yaptığın her işin sarpa sarar, sonu gelmez kızım…

Sevgiliye Mektup: Kaçma

Bir gün seni bulacağım. Onun içindir bu aramam… Parça parça dağılmışsın etrafa, çok fazla uğraşmam gerekse de birleştireceğim seni…

Meğer

Gökte yıldızlardan boş kalan yer yokmuş, o evin üzerindeymişiz ikimiz ve ev de bizimmiş meğer… Cırcır böcekleri eşlik ediyormuş sessizliğimize. Sonra bir yıldız kayıyormuş, ben gene korkuyormuşum;

Sustum

Sustum! Gördüm ki konuşmak, sadece nefes tüketmeye yarıyormuş çoğu zaman. Gördüm ki; ruhunu anlatmak için gözlere gerek varmış, sözler ifadesiz kalıyormuş.

Anneannem derdi ki!

Anneannem derdi ki; Mutlu isen mutlu görün, değilsen zorlamanın bir âlemi yok kızım… Kimseyi yaşadıklarına inandırmak zorunda değilsin. Birileri üzülecek diye, sürekli gülmek zorunda da değilsin.

SUSUYORUM

Sonu belli idi de, biz gene de şansımızı denedik… Gönlümüze söz geçiremedik belki de; belki de kaçırdığımız güzellikleri bir kaç zamanlığına da olsa, yaşamak istedik… Sandık ki; arayı kapatabilirdik, sandık […]

Sevgiliye mektup: İnan ki; Çok Acıyacak

Onsuz kaldım diye endişelenme… Çok değil, biraz acıyacak! Kalbin, ortasına ateş düşmüş gibi yanacak, parmak uçlarından saç diplerine kadar uyuşacaksın, nefesin kesilecek, bütün dünya sana düşman gibi gelecek. Herkes acıyarak […]

Sevgiliye mektup: Kaçmak İstedim

Dün senden gitmeyi çok istedim sevdiğim. Senden çok uzaklara gidip seni olduğun yerde, olduğun gibi bırakmayı. Bulutları, güneşi, ayı, yıldızları, yağmuru, karı, seni hatırlatan ne varsa bırakıp gitmeyi.

Sevgiliye mektup: Yorgunum

Çok yorgunum, yıllardır hiç uyumamış kadar bitkin. Kapına kadar gelmiş ve seni evde bulamamış kadar da mutsuz… Biliyorum; ben gelsem, sen evde olsan açardın kapıyı, bak şimdi çok daha fazla […]

Sevgiliye mektup: Gerçek Neydi?

Gerçek neydi; sonbaharı görebilmek, dökülmüş yaprakların üzerinde yürümek, yıldızları seyretmek… Senden öte, gerçek neydi?..

Sevgiliye mektup: Unut

Kelimelerimi ve sana anlattıklarımı unut. Yorgun düşmüş say duygularımı, bitik, ne olduğunu anlamadan bir sevdaya düşmüş say…

Sevgiliye mektup: Sana Sakladım

Sanki sadece benim üzerime yağıyor yağmur, sanki bir tek benim için çakıyor şimşek, alıp götürüyor içimde ne varsa sevdaya dair rüzgâr ve kendimi fırtınanın içerisinde,

Sevgiliye mektup: Umudumu Kesmeyeceğim

Eğreti bir semaver yakacaksın masanın dibinde, fırından yeni çıkmış mis gibi köy ekmeği katık olacak çaya, rüzgâr vuracak yüzüne sen üşüyeceksin, çaydan bir yudum alıp bardağı avucunun içinde tutacaksın ısınmak […]

Sevgiliye mektup: Üşüdüm

Bazen o kadar ağırlaşıyor ki içimde sevgi, taşımakta zorlanıyorum. Tam da öyle zamanlardan birindeyim şimdi…

Sevgiliye mektup: Sen Hep Mutlu Ol

Ne isterdim biliyor musun? Sadece bir kereliğine, yerimde olmanı isterdim: Sana benim gözlerimden bakmanı ve sana hissettiklerimi hissetmeni…

Sevgiliye mektup: Ben Seninle Çoğaldım

Yazdığım, okuduğum, gördüğüm, dokunduğum, kokladığım, duyduğum, anladığım, baktığım, cesaret ettiğim, oturduğum, uyuduğum, koştuğum, yürüdüğüm,

Sevgiliye mektup: Şimdi Ne Olacak?

Kim ola, kim; gözlerini kapattığında karşına dikilen ve yıldız, yıldız parlayan… Kim ola, kim; rüyanda bile gördüğünde, yatağında izi kalan ve yastığında bir tel saçı ve kokusunu bırakan…