Tevekkül böyle olur

A. Raif Öztürk

Adamın biri camide uzun uzun dualar ediyormuş. Duanın heyecanına kapılınca mırıltısı yanındakilere de duyulmaya başlamış. Yakınındaki bir kişi “acaba bu adam böyle yana-yakıla ne istiyor” diye merak edip kulak kabartmış:

“Yâ Rabbi, biliyorsun ki ben perişan oldum. Falan kimseye şu kadar borcum var, adamın yüzüne bakamaz oldum. Filan firmaya şu kadar borcum birikti, işsiz kaldığım için onu ödeyememenin ıstırabıyla sana yalvarıyorum. Ne olur ya Rabbi, bu müşkülümü halleyle…”

Bunları dinleyen kişi çok hayırsever bir zenginmiş. Yanına iyice yaklaşarak:

“Kardeş bidakka, gayri ihtiyarî kulak misafiri oldum. Senin borçlarının tamamı ne kadar?” diye sormuş.

Adam:

“Efendim, toplamı 1500 lira kadar, fakat benim ödeyecek durumum yok” deyince, zengin;

“Al kardeşim, sana 1500 lira. Git borcunu öde. Şu kartımı da al, sıkışınca beni ararsın” demiş. Adam kartı elinin tersiyle iterek:

“Bana yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim, Allah Celle Celalühu sizden razı olsun. Ancak kartınızı kabul edemem. Çünkü ben sıkışınca Allah’tan istedim, O seni gönderdi. Başka zaman sıkışırsam, elbette bir başkasını göndermeye de kâdirdir. Siz müsterih olunuz…”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir