Trende

21 Mart 2017

Muammer Erkul

On işle uğraşıyorsun, yüz kadarını planlamaya
çalışıyorsun ve hiç sırası bile
gelmemiş binlerce işin var.
Bunalıyorsun bazen, ama bu araçta
geri vites yok!
Yorulmak da yok, bıkmak da, üşenmek
de yok; ayrıca yorulsan da, bıksan da,
üşensen de çâresi yok!

♥ ♥ ♥
Fakat hep bir geç kalmışlık, hep;
“Ah, biraz daha hızlı gitse şu tren!..”
Elinde kitaplar dergiler, kâğıtlar kalemler…
Telaşla inenler, soluk soluğa
ve terlemiş halde binenler…
Haydi sor onlara, onlar da sana sorsun;
“Nereye gidiyorsun, nereden geliyorsun,
nerede ineceksin?”
“Ne okuyorsun?”
Sonra susuyorsunuz. Çünkü tanımıyorsunuz;
çünkü tanışmak, tanımak
değil!
♥ ♥ ♥
“Ne diye oturuyorsun, kalk bir şeyler
yapalım!”
“İyi de inemem ki, insem uzaklaşamam
ki; çünkü saatim belli, trenim
belli. Fakat bu şartlarda, bu istikamette
pek çok şeyi yapabilirim sizlerle ve
bundan memnun olurum.”
♥ ♥ ♥
Yakınıp durmaktayız bazen: Gelmedik,
varamadık hüff, ulaşamadık!
Ulaşamadık mı? İyi de, nereye?
Hatta, son istasyon neresi?
Biz “binmek için” aldık bileti, inmek
için değil. Dedik ki;
“Şu yöne giden trene bineceğiz” ve bindik.
Ya… Orada, kalsaydık!
♥ ♥ ♥
Biz, şu anda; orası ile burası arasındaki
farka bakıyoruz!
Biz, şu anda; nerede olduğumuzu bilmiyoruz
ama, “nerede olmadığımızı”
biliyoruz…
Biz, artık; trene ilk bindiğimiz yerde
değiliz!
Biz, artık; trene ilk bindiğimiz zamanki
kişi de değiliz!
Biz; “oradaki biz”i de bırakıp binmiştik
trene!
Hiç varmayacağız belki ama geri de
dönmeyeceğiz. Çünkü artık bizim için
o istasyon yok. Çünkü artık biz de o biz
değiliz…
♥ ♥ ♥
Biz işte biraz da bunun için; istasyon
diyoruz, kavuşmak diyoruz, yolculuk
diyoruz…
Çünkü Dîvanyolu; bir yerden almış,
bir başka yere doğru taşıyor bizi…
Şimdi düşünün: Ya bu trende olmasaydık!..
.. hangisinde olacaktık?
.. nerede olacaktık?

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir