Türklerde “Devlet-i Ebed Müddet” Anlayışı

15 Mart 2018

Ahmet Şahin

Tüklerde “Devlet-i Ebed Müddet” anlayışı kadîm bir anlayıştır. Bu anlayış, Türk Milleti’nin devlet olduğu andan îtibâren başlamıştır. “Devlet-i Ebed Müddet” anlayışı, esâsında çok esâslı ve derin, köklü “kâinât kavramı” telâkkisinin tezâhürüdür.

Eski Türklerde, Türk Devleti’nde; hükümdâr, devleti îlâhî bir kaynaktan aldığına inandığı güç ile idâre ederdi. Bu güç, “kut”tur. Türk Milleti’nin Kağan’ı, (Hân’ı) ululanmış, kutlulanmış; “kut” bulmuştur. Bu ona yüce yaratıcı tarafından bahşedilmiştir. “Îlâhîlik” vasfı buradan gelmektedir. Hakan, Kağan, Han, yüce yaratıcı adına hükmetmektedir. O’nun verdiği yetki çerçevesinde yerde ve gökte ne var ise hepsi Türk’ün mülküdür. Bu bakımdan Türk’ün yer ve suları da mukaddes kabul edilmiştir.

Eski Türklerde var olan bu anlayış bugüne kadar devam edip gelmiştir. Hükümdâr, mutlak surette “adaletle” hükmetmek mecburiyetindedir. Adaletin ise kaynağı yazılı hukuktan evvelki “örf hukuku” olan “Töre”dir.

“Töreli millet”, târihen ebedî var olmayı hak eden millettir. O’nun devlet idâresinde  keyfiliğe asla yer yoktur.  Türk Milleti “Töreli” bir millet olduğu için târih boyunca hep var olmuştur. Sadece hânedân adları değişmiş, millet ve devlet hep devamlılığını muhâfaza etmiştir. Dikkat edilirse önce millet olma vasfını kazandığı halde, “töreli” olamamış milletler ya târihten silinip gitmişler veyahut da başkalaşarak başka milletlere karışmışlar ve başka milletten olmuşlardır. Türk Milleti’nin başına böyle bir felâket gelmemiştir. Çünkü, Türk’ün töresi, milleti koruduğu gibi, şemsiyesi altında yaşayanları da korumuştur.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir