Üç Günlük Hikâye

17 Ağustos 2018

Süleyman Eldeniz

Sabah tam kapıdan çıkarken, yüzde yüz dolsun diye şarjda bıraktığı telefonunu eline aldığında, gelen mesajı gördü. Editörü bütün inceliği ve zerâfeti ile “56. sayımız için yeni hikâyenizi gönderir misiniz?” diye soruyordu.

Yeni hikâye mi!?

Yedek hikâyem vardı, ona ne oldu acaba!?

Beğenmediler mi?

Gerçekten çok mu kötüydü?

Bu ayki sayıda 15 Temmuz ağırlıklı bir içerik oluyordu. Benim hikâyemi kullanmayacaklarına göre, yoksa yanlışlıkla bilgisayardan mı silindi?

Bende kayıtlı nasıl olsa, yeniden yollarım” cümlesi içinden geçerken beş on saniye ferahladı.

Kısa bir an sonra yine sorular üşüştü beynine… Yeni bir hikâye mi istiyorlar!? Hazır değil ki!

Bir sürü yarım kalan cümleyi en kısa zamanda nasıl toparlarım!?

Bu sorularla boğuşurken mahalle bakkalına girdi:

“Selamünaleyküm Sadi Abi. Hayırlı işler, kolay gelsin.”

Aleykümselam komşu.”

Hal hatır faslının ardından, her hafta sonu aldığı gazeteleri toparladı. Bu hafta bir tane de fazladan gazete aldı. Oooo! Çok kalın oldu bunlar… Gazetelerin eklerine tek tek baktı. Doğru ya, bugün 15 Temmuz… Demokrasi ve Milli Birlik Zaferi, 15 Temmuz Destanı başlıklarını okudu.

İçinden, ‘Bu kadar kalın ve ağır olan gazete demetini yanımda götürmek istemiyorum’ dedi.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir