Yakın Târihte Boğaziçi’nde Bir İftar

14 Haziran 2016

SEMİH MÜMTAZ S.

Kadri ve dünyâda bir tâneliği bilindiği
zamanlarda Boğaziçi bambaşka bir hâlet
yaşardı. Hem yaşatırdı. Koca Nedîm’in dediği
gibi “onda evvel çok nevâlar, güft ü gûlar var
idi”. Nazlı bir cânan gibiydi. Üstüne titrerlerdi.
Onu incitmekten hazer ederlerdi. Gücenir diye
korkarlardı. Sînesine ilişen sâhilsaraylar onun
güzelliğini örtmemek, ona sıklet vermemek için
âdeta yerlere serilirler, en ufak bir çirkinliğe
âlet olmaktan çekinirlerdi… Ne güzeldi Boğaziçi
Yâ Rabbim!.. Ne kadar da şirindiler sâhilindeki
sâhilhâneler! Emsâli yoktu dünyânın hiçbir
yerinde. Ve bundan nâşî idi ki ecnebi, yerli âşığı
çoktu. Ona hayran idiler. Tekrar ediyorum,
üstüne titrerlerdi. Gecelerin karanlıklarında
bile onun nûru; gündüzlerin aydınlıklarında
kendi şuâı vardı… Muhterem kârilerim, size bu
yazıda bugün hayal olmuş dünkü hakîkatlerden
bir tânesini canlandırmaya çalışacağım… Bir
yaz gecesi Çubuklu’da sadrâzam ve serasker ve
yâveri ekrem devletlû, fehâmetlû Keçecizâde
Fuat Paşa Hazretlerinin yalısındaki iftarı…

divanyolud 30 semih mumtaz 1

divanyolud 30 semih mumtaz 2

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir