Yazmak Veya babamın kahverengi çantasındaki flash bellek…

23 Temmuz 2018

Vahap Söztutan

Yazanlar bilir, ‘en zoru’ ilk cümledir ve o ilk cümle hep acı verir kağıda düşene kadar…

‘Yazar tıkanması’ diye bir kavram olabilir mesela. Yazmaya başlarken, ikinci cümlenin bile ne olacağını bilemezsin zira… Yazmanın büyüsü, burada gizlidir aslında… Yazarken, hayatta neden var olduğumuza dair temel soruların cevaplarını da bulabiliriz. Çünkü ‘sen mi yazıyorsun, yoksa insanüstü bir güç tarafından mı ilham oluyor; hiçbir zaman tam olarak anlayamadığın bir karanlıktır’ yazmak…

 

Babam, yaşarken bir ‘flash bellek’ verdi bana…

İçinde kendi yazıları, notlarının olduğu, vasiyetinin de bulunduğu ömürlük derin bir arşivdi bu…

Çocukken babamın çantasını karıştırmaktan büyük keyif alır, özenirdim. Bu notların bir kısmını babamın kahverengi, küçük, deri çantasında da gördüğümü hatırladım.

Babam, gazeteciliğinin gereğiyle zaman zaman başka şehirlere, uzak ülkelere seyahat ederdi. Ben de her döndüğünde babamın çantasını kurcalardım; yabancı ülkeler, farklı şehirler kokardı.

Benim için ‘yazmak’ ve ‘gazetecilik’ demek olan o kahverengi çanta, büyümek için de bir motivasyon sayılabilirdi pekâlâ. Kendini bulma yolunda, gelişme telaşı içinde, babama dair her şey dayanılmaz bir merak uyandırırdı bende…

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir