Yolculuk

14 Eylül 2017

Nagihan Çelik

Gözlerimizi açtığımız anda başlayan ve sonuna doğru hiç durmadan ilerlediğimiz uzun bir yolculuktayız. Molalarda, uyku aralarında bile seyahatin devam ettiği, tanımlanamayan bir hız ile akmakta olan…

Keyif almayı öğrenenlerin, keyif vermeyi zevk edinenlerin kalıcı izler bırakıp, kalıcı yaralar almadan mutlu ve huzurlu geçirdikleri bir yolculuk. Keyif almayı çözemeyen, keyif alacaklara düğümler oluşturanların ise hırçın, hırslı, kasvetli, zahmetli tamamladıkları, zehir içip zehir sundukları bir yolculuk.

Mevlâ her kulu bir sebeple yaratır, o bir sebep için donatır, o sebep ölçülerine uygun hal ve şekiller verir. Kul onu bulamaz ve yaratılış donanımlarından uzak uğraşlar edinirse zorluklar başlar; hem kendisi mutsuz, hem çevresi huzursuz olur. Tıpkı ütü ile çivi çakmak balta ile domates doğramak gibi.

Verim kişinin doğal yapısı, anatomisi, iç büklümleri, ruh iklimleri ile ahenk yakaladığında oluşur. En zor iş nedir sorusuna, sevmeden yapılan iş cevabı gelmesi de tamamen bundandır. Sevgi çiğleri pişiren ateştir. Olgunlaşmayan her ham hazımsızlık yapar.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir